menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Hayalet Makine Dairesi” ve MVP: Dünya Kupası’nda Bir "Rodri Efsanesi" Yaşandı

10 0
22.07.2026

Her futbol başarısının arkasında bir çalıştırıcı var, doğru. Pek çok takım golcü yıldızlarıyla tanınır, o da doğru. Ama pek az takım, Rodri gibi bir dehaya sahip...

Dünya Kupası başlarken, biri İspanyol diğeri İtalyan olan bazı arkadaşlarımla final tahminlerimizi paylaşmıştık. Ben finalde Fransa, Portekiz veya Norveç’i görmek istiyordum. İtalyan arkadaşım, turnuvaya katılamadıkları için epey dalgaya maruz kalmıştı ve hüzünlüydü; Hollanda diyordu.

Ama İspanyol arkadaşım, kendinden gayet emin bir şekilde, “İspanya kupayı alacak,” dedi. “Bu takımda önde yıldız oyuncu yok. Neden?” diye sorduğumda, “de la Fuente’ye iyi bak,” dedi, “golcü bir yıldızı olmayan bir takımı bu tecrübeli coach’un nasıl takım halinde yukarı taşıyacağını göreceksin.”

Haklı çıktı. Sendeleyerek, hafif tökezleyerek işe başlayan İspanya, sonunda “yenilmez armada”ya dönüştü. Tabii hepimiz, başından beri Arjantin’den ve onlar gibi futbolu şiddet ve sahtekârlıkla kirleten Paraguay gibi takımlardan da tiksiniyorduk. Haksız şekilde finale kadar yükselen Messi ve taekwon-do çetesinin hakkından sadece İspanya gelebilirdi. Nitekim muhteşem bir koreografi, şahane bir disiplin ve çelik sinirlerle görevi tamamlayıp kupayı kaldırdılar.

Finalden sonra, geriye, sadece Luis de la Fuente’yi değil, tüm kupanın —esasen golcülerin gölgesinde kalmış ama hepsinden çok daha fazla öne çıkmayı hak eden— mucizevi oyuncusunu konuşmak kalıyor: Rodrigo Hernández Cascante, herkesin dilindeki adıyla Rodri.

Turnuvanın MVP’si, yani en değerli oyuncusu... Resmî ödül de bunu teyit ediyor: Dünya Kupası’nın Altın Top’u, gol atmadan ve asist yapmadan, saha içi hâkimiyetiyle turnuvaya damga vuran Rodri’ye gitti.

Klasik göz hâlâ gollere ve yıldız forvetlere bakmaya alışık; ama turnuva sonunda yayınlanan verilere bakınca insanın gözü kamaşıyor. Rodri turnuva boyunca 700’ün üzerinde pas denemesinde yaklaşık yüzde 93–94 bandında bir isabet oranına ulaştı; ayrıca en çok pas tamamlayan, oyuna en çok dahil olan oyunculardan biri olarak diğer yıldızları gölgede bıraktı. Guardian’ın “İspanya’nın metronomu” diye tanımladığı bir orta saha dehasından söz ediyoruz.

Bazen maçın merkez oyuncusu, skor tabelasında görünmeyen ama oyunun ritmini ve yönünü baştan sona belirleyen o merkez orta saha figürü vardır; sonucu hazırlayan maestro Rodri tam da buydu.

Haksızlık etmeyeyim, kupaya müthiş performanslarla veda eden Hırvat Modrić ve genç rakiplerinden Portekizli Vitinha, hatta Brezilyalı Casemiro da ona çok yakın kalibredeydi; ama hiçbiri onun performansını yakalayamadı.

Messi’nin, Mbappé’nin, Kane’in ya da turnuvanın diğer hücum ikonlarının gölgesinde kalması bekleniyordu; fakat turnuva ilerledikçe Rodri tam tersine, onların canını yakmadan ama ince zekayla alanlarını daraltarak, sükûnet ve ısrarla tüm dikkatleri kendi oyun zekâsının üzerine çekmeyi başardı.

Eylül 2024’te dizinden sakatlanana kadar Manchester City’de Guardiola’nın gözbebeğiydi. Yedi ay saha dışında kaldı; 2024-25 sezonunda City’nin düşüşünü buna bağlayanlar da oldu. Döndüğünde........

© Para Analiz