"Dananın Kuyruğu, NATO Zirvesi’nden Sonra..."
Kısaca “GDD” de diyebiliriz. Açılımı? “Genetiği Değiştirilmiş Devlet”.
2014’ten bu yana gelinen noktada, bugün itibarıyla, “Yeni Türkiye” diye hedeflenen, lanse edilen, inşası ve tahkimatı hemen hemen tamamlanmış olan sistemin özünde tam da bu formül var.
Devlet yapısının DNA’sının değiştirilmesi, sakın yanlış anlaşılmasın, 1923 kuruluş kodlarının reddedilmesi üzerine olmadı; tam tersine, o kodların önemli bir kısmı korunarak, çok daha merkeziyetçi, güvenlikçi, eski deyimle “korporatist” kısımları daha da geliştirilerek gerçekleşti.
GDD aşamasına geçilmesi, yeni genetiğe aykırı gelen dinamiğin ve o dinamiği temsil etmeye aday siyasi muhalefetin de “dokuya aykırı olmak” gerekçesiyle yüzeyden kazınması, veya onun genetiğinin de modifiye edilerek yeni DNA’ya —onu tehdit etmeyecek şekilde— uyumlu hâle getirilmesi demek.
Bugün Öcalan eksenindeki DEM ve CHP üzerindeki hararetli çalışmaların sebebi bu.
Bugünlere kolay gelinmedi demek de zor. Epeydir (2014’ten beri) yazdığım ve son günlerde de farklı kaynaklarla konuştuklarımdan anladığım üzere, her ne kadar uzun bir süredir bilinçaltına bastırılmış olsa da, ne kadar inkâr edilmiş olsa da, “Erdoğan kendi açısından gayet istikrarlı olarak bir başarıya imza attı” genel kabulü sonunda muhalefet içinde de yer etmiş durumda.
Keşke bu okuma, diyelim, 12-13 yıl öncesinde gerçekleşseydi.
Bugün ülke “kapalı otokrasi”nin, veya geçenlerde mülakat yaptığım Prof Üstün Ergüder’in tanımıyla “totalitarizm”in odak noktası oldu ise, bunu birtakım soyut akademik kavramları yarıştırarak anlatmak anlamsız - ki bu maalesef hâlâ devam etmekte.
Eğer ortada, devlet genetiğini değiştirme açısından Erdoğan ve müttefiki MHP liderliği açısından bir başarı varsa, bunu Erdoğan ile siyasi muhalefet liderleri arasındaki asimetride aramak lazım.
Gelinen durumu sosyoloji veya ekonomiden de çok psikoloji en net şekilde açıklıyor.
Michigan eyaletinde uzun yıllar organize suç davalarına bakan emekli savcı Barbara McQuade, geçenlerde —hızla bestseller olan— bir kitap yayımladı:
“The Fix: Saving America from the Corruption of a Mob-Style Government”. (“İş Tamam: Amerika’yı Mafyatik Bir Hükümetin Yolsuzluğundan Kurtarmak”)
“The Fix: Saving America from the Corruption of a Mob-Style Government”.
(“İş Tamam: Amerika’yı Mafyatik Bir Hükümetin Yolsuzluğundan Kurtarmak”)
Mafya yapılarının nasıl işlediğini derinden bilen tecrübeli hukukçu, Trump tarzı yönetimin kökünde o alt kültürün tüm normlarını, kodlarını yakalamış. Yakalamakla da kalmamış, ayrıca bunu bir “küresel trend” bağlamı içine de yerleştirmiş.
Uzun zamandır beni de cezbeden bir boyuttu bu.
Türkiye özelinde, Gezi ile şiddetlenen siyasal girdapta görünür hâle gelen mafyatik söylem, işlem, ilişki ve davranış kalıpları. O sıralarda bir uçak yolculuğunda New York Times kıdemli muhabiri Selwyn Raab’ın mafya konusundaki referans kitabı “Five Families”i (“Beş Aile”) okurken zihnimde bir şimşek çakmıştı.
1930’lardan itibaren ABD’yi kasıp kavuran Genovese, Gambino, Bonanno, Colombo ve Lucchese ailelerinin 800 sayfaya yaklaşan hikâyesinde, günümüz siyasetine egemen olan kültürün kökleri vardı ve bugünün iktidara sızmış liderlerini de anlatıyordu.
Tamamen kişisel düzeyde ve dikey işleyen iletişim ve karar mekanizmaları, kindarlık, nefret, sadakate dayalı güven, intikam, acımasızlık ve kural........
