“Buradan çıkışı zor görüyorum, büyük bir tahribat bekliyorum”
AKP döneminde nelerin nerede nasıl neden yanlış olduğunu anlamak için önemli bir mülakat. Erdoğmuş hem kitlelerin hem siyasi elitin mutlak güce rızasını sorguluyor.
Epeydir sürdürdüğüm, “Erdoğan ve AKP’li Türkiye’nin son çeyrek yüzyıldaki anatomisi” konulu mülakat dizisinde bu kez konuğum, 21. dönem Diyarbakır eski (ANAP) milletvekillerinden, siyaset yorumcusu ve yazar, “Kürt Bilgesi” Abdulbaki Erdoğmuş.
Halen Sivil Siyaset sitesinde yazılar yayınlayan Erdoğmuş’un dört önemli kitabı var:
“İslamsız Müslümanlık”, “Demokrasi ve Toplumsal Barış”, “Mahzun Mezopotamya & PKK ve Kürt Ulusalcılığının İnşası”, “Tarih Boyunca Mezopotamya’da Siyasi Yapı: Zazalar”.
Yazılarında ve kitaplarında bağımsız ve eleştirel gözle din ve vicdan özgürlüğü, demokrasiye geçiş sorunları, barış ve birarada yaşama, Kürt/Zaza kimliği gibi temeları işlemekte. Kürt meselesini yalnızca güncel siyaset üzerinden değil, tarihsel ve sosyolojik bir bağlamda ele almaya öncelik veren bir aydın.
“AK Parti Sendromu” başlıklı yeni yazısını okuduğumda, Türkiye’yi bugünkü çürüme ve “rıza” noktasına getiren önemli bir boyut buldum: Kitlelerin güç ile ilişkisi.
“Celladına aşık olmak”tan bahsediyor Erdoğmuş, ve şöyle yazıyor:
“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ortaya çıkan “Tek Adam” ve otoriter siyaset tarzı, yalnız siyaseti değil, demokratik hukuk devleti umudunu da yok ettiği gibi toplumsal yapıyı da olumsuz yönde alt-üst etmiştir.........
