menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

'Petrol Fiyatları ve Türkiye Ekonomisi...'

21 0
19.09.2026

Petrol, sanayi toplumlarının üretim fonksiyonunda hem nihai yakıt hem ara girdidir. İthalatçı bir ekonomide fiyat şoku üç katmanda görünür: (i) dış ticaret faturası ve cari denge, (ii) yurt içi fiyatlar ve bekleyişler, (iii) büyüme, rekabet gücü ve maliye.

Türkiye bu üç katmanın hepsinde yüksek duyarlılığa sahiptir. Birincil enerji arzında net ithalat payı yüksektir; karayolu ağırlıklı lojistik sistemi motorine bağımlıdır; enflasyonun atalet katsayısı ve kur geçişkenliği tarihsel olarak yüksektir.

2026 yılı bu duyarlılığı laboratuvar koşullarında test etmektedir. Yılın başında Brent fiyatı 60 dolar civarındayken, jeopolitik gerilimlerin ve Hürmüz Boğazı belirsizliğinin etkisiyle ilkbaharda 118 doları aşmış, Eylül ayının ilk yarısında yeniden 100 doların üzerine yerleşmiştir. Aynı dönemde Türkiye’de motorin litre fiyatı Şubat sonundaki 60–62 lira bandından Eylül ortasında 100 lira eşiğine çıkmıştır.

2. Kuramsal çerçeve ve aktarım mekanizması

2.1. Arz yönlü şokun makroekonomik anatomisi

Klasik açık ekonomi modelinde ithal enerji fiyatındaki artış, kısa dönemde toplam arz eğrisini sola kaydırır. Sonuç, daha yüksek fiyat düzeyi ve daha düşük çıktıdır. Ampirik ayrım önemlidir: talep kaynaklı petrol artışları büyüme ile birlikte gelebilir; arz/jeopolitik şoklar ise stagflasyonisttir. 2026 epizodu ikinci sınıfa daha yakındır: Körfez üretimindeki kesintiler, Rusya’daki rafineri kayıpları ve ürün piyasası sıkışıklığı, ham petrol ile motorin fiyatını birbirinden kısmen koparmıştır.

2.2. Türkiye’ye özgü dört kanal

Dış denge kanalı. Petrol ve petrol ürünleri ithalatı döviz talebini artırır. Altın ve enerji hariç cari denge fazla verse bile, enerji faturası başlık açığı büyütür.

Maliyet-enflasyon kanalı. Akaryakıt, TÜFE sepetinde doğrudan paya sahiptir; aynı zamanda nakliye, tarım ve sanayi maliyetine yayılarak ikinci tur etkilere yol açmaktadır. Literatürde Türkiye için uzun dönem petrol-enflasyon geçişkenliği kabaca yüzde 14, kur geçişkenliği ise yüzde 26 civarında tahmin edilmiştir.

Kur-finansal kanal. Enerji faturası döviz talebini yükseltir; rezerv ve finansman koşulları sıkıysa kur baskısı artmaktadır. Kur artışı, ithal enerjiyi lira cinsinden daha da pahalılaştırır. Böylece petrol ve kur şokları birbirini besleyebilmektedir.

Maliye kanalı. Eşel mobil ve maktu ÖTV ayarlamaları pompaya yansımayı sınırlar, fakat vergi gelirini ve bütçe dengesini zayıflatmaktadır. Şok uzarsa, enflasyon ile bütçe arasında ödünleşim belirginleşecektir.

3. Küresel petrol piyasası: 2026 görünümü

Eylül 2026’nın üçüncü haftasında ICE Brent ön ay kontratı yaklaşık 103,9 dolardan tasfiye olmuş, işlem fiyatı 103 dolar bandında dalgalanmıştır. Yılbaşından bu yana artış yüzde 70 civarındadır; 31 Mart 2026’daki 118,35 dolarlık zirveye göre ise gerileme sınırlıdır.

TCMB’nin Eylül PPK değerlendirmesine göre Brent’in Ağustos ortalaması 91 dolar, Eylül’ün ilk on günündeki ortalaması ise 103 dolardır.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın Eylül 2026 Petrol Piyasası Raporu, 2026 küresel petrol arzının bir önceki yıla göre belirgin düşeceğini; talebin de yüksek fiyat ve ürün kayıpları nedeniyle zayıflayacağını öngörmektedir. Kritik nokta şudur: piyasa yalnızca ham petrol kıtlığı yaşamamakta, motorin ve orta distilat arzında ayrı bir darboğaz oluşmaktadır.

Körfez’den net motorin ihracatının gerilemesi ve Rusya’daki rafineri kesintileri, Atlantik Havzası’nda rafineri marjlarını rekor seviyelere taşımıştır. Türkiye’nin pompa formülü Akdeniz ürün fiyatını referans aldığı için, bu sıkışıklık ham petroldeki her 1 dolarlık hareketten daha sert yansıyabilmektedir.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Eylül 2026 açıklamasına göre 2026 yılı ortalama petrol varsayımı yaklaşık 90 dolar, 2027 Orta Vadeli Program varsayımı 76 dolardır.

Güncel vadeli eğri ve jeopolitik risk primi, 2026 ortalamasının bu varsayımın üzerinde oluşabileceğini göstermektedir.

4. Türkiye’nin petrol ve akaryakıt yapısı

4.1. Üretim, ithalat ve bağımlılık

Türkiye net enerji ithalatçısıdır. 2025 yılında yerli ham petrol üretimi 6,68 milyon ton, ham petrol ithalatı 31,94 milyon ton olmuştur. Bu oran, ham petrolde yaklaşık yüzde 80’in üzerinde dışa bağımlılık anlamına gelmektedir.

TPAO verilerine göre 2025’te günlük ortalama ham petrol üretimi yaklaşık 130 bin varile yaklaşmış; Gabar ve diğer kara sahaları üretimi yükseltmiştir. IEA’nın Türkiye 2026 Enerji Politikası İncelemesi, üretimin 2028’e doğru 210 bin varil/gün hedefine çıkabileceğini, ancak 2024 talep düzeyinin 1 milyon varil/günün üzerinde olduğunu kaydetmektedir. Yani üretim artışı stratejik olarak önemlidir, fakat kısa vadede ithalat bağımlılığını ortadan kaldırmamaktadır.

Enerdata derlemesine göre 2025’te ham petrol üretimi 7,4 milyon ton, ithalat 32 milyon ton civarındadır; yerli üretim toplam petrol ihtiyacının kabaca yüzde 18’ini karşılamaktadır. Tüketim 2025’te günlük 1,216 milyon varile yükselmiştir.

4.2. Ürün bazlı asimetri: benzin ile motorin farkı

Türkiye’de benzin talebinin tamamına yakını yurt içi rafinajla karşılanırken, motorin ihtiyacının yaklaşık yüzde 53’ü yurt içi üretimden, yüzde 47’si ithalattan gelmektedir. Bu asimetri 2026 fiyat dinamiklerini açıklayan kilit olgudur. Benzin litre fiyatı Eylül ortasında büyükşehirlerde 80–82 lira bandındayken, motorin 100 liranın üzerine çıkmıştır. Yılbaşından Eylül’e motorindeki birikimli artış yüzde 72,4, benzindeki artış yüzde 50,5 olarak hesaplanmaktadır.

EPDK Temmuz 2026 Petrol Piyasası Sektör Raporu’na göre toplam petrol ve ürün ithalatı yıllık yüzde 6,9 azalarak 4,52 milyon tona gerilemiş; ham petrol ithalatı 2,93 milyon ton, motorin ithalatı 1,15 milyon ton olmuştur. En büyük tedarikçi Rusya’dır (1,66 milyon ton); onu Irak ve Kazakistan izlemektedir. Satış tarafında ise yurt içi motorin ve benzin talebi artmaya devam etmektedir. Talep canlı, ürün arzı küresel ölçekte sıkışık olduğunda fiyatın yönü yukarıdır.

4.3. Pompa fiyatının oluşumu

Yurt içi akaryakıt fiyatı şu bileşenlerden oluşur: Akdeniz/CIF ürün fiyatı, döviz kuru, rafineri veya ithalatçı marjı, dağıtıcı ve bayi payı, nakliye, ÖTV ve KDV.

 Eşel mobil, ÖTV’yi esneterek uluslararası fiyatın bir kısmını bütçeye yüklemektedir.

2026 deneyimi, mekanizmanın ilk tur etkiyi yumuşattığını fakat ürün şoku ve kur hareketi birlikte geldiğinde tavanın hızla........

© Para Analiz