menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bu Milletin Vicdanı Susturulamaz!

6 0
yesterday

Memur-Sen’le ilintili Paraf Yapı Kooperatifinin, Kuşadası’nda bulunan TOKİ arazisi üzerinde amacı dışında lüks konut inşaatları gerçekleştirdiği yönündeki iddiaların ve Ali Yalçın’ın, yakınlarının üzerindekilerle birlikte mal varlığının araştırılması, toplumun en temel beklentilerinden biridir.

Türkiye’nin en hassas meselelerinden biri olan kamu kaynaklarının amacı dışında kullanımı ve sendikal yapılarla bağlantılı rant düzeni yeniden gündemde. Memur-Sen’le ilintili Paraf Yapı Kooperatifinin Kuşadası’nda TOKİ arazisi üzerinde yürüttüğü lüks konut inşaatları, milyonlarca dar gelirli vatandaşın ev hayalini gölgede bırakırken, kamu vicdanını derinden yaralıyor.

Bu süreçte, Ali Yalçın ve yakınlarının mal varlıklarının araştırılması beklentisi toplumda giderek yükseliyor. Çünkü kamuoyunun en temel talebi, “kim olursa olsun” hesap verilebilirliktir.

Yıllık izinlerini dahi kullanmadan, dosyaların karanlıkta kalmaması için titizlikle çalışan yargı mensuplarımızı ve kolluk görevlilerimizi kutlamak gerekir. Onların çabası, bağımsız Türk Yargısının gücünü ve tarafsızlığını bir kez daha ortaya koymaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir! Hukuk devletinde hiçbir güç odağı, hiçbir makam sahibi, adaletin üstünde değildir! Hiç kimse dokunulmaz da değildir! Saygınlığını milletin vicdanından alan Yargı, karanlıkta ışık arayan herkes için bir umuttur.

Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek’in “Güçlüye dokunulmuyor, algısını yıkacağız” sözleri, kamu vicdanında yankı bulmuştur. Kuşadası gerçeği, sendikacıların çıkar ilişkileri ve mal varlığı tartışmaları, kime dokunursa dokunsun sonuna kadar üzerine gidilmelidir.

Devletimize güveniyoruz. Kurumlarımıza güveniyoruz. Ve en önemlisi, kamu kaynaklarını kişisel menfaat için kullananların gözünün yaşına bakmayan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 21.12.2013 tarihli X paylaşımında dile getirdiği: “Biz yola çıkarken 3Y ile mücadele dedik; yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar.”  sözlerini hatırlıyoruz. Bu sözler, bugün yaşanan tartışmaların da en güçlü referansıdır.

Kamu vicdanı, şeffaflık ve hesap verilebilirlik ister. Kuşadası dosyası, yalnızca bir inşaat meselesi değil; Türkiye’de hukuk devletinin ve bağımsız yargının sınavıdır.

                                                                                                                   Yıldırım DEMİRCİ


© Öğretmen Sitemiz