menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Akademik vaatle başladı, rekabet soruşturmasıyla sarsıldı

22 0
29.06.2026

TÜRMOB'un yeni Genel Başkanı Hüseyin Yıldız göreve gelirken umut veren bir tablo çizmişti. TÜRMOB seçimi öncesinde kaleme aldığı "Kalkınma ve Akademik Meslekler" başlıklı yazısında, mali müşavirlik mesleğini akademik bir meslek olarak, kayıtlı ekonomi, şeffaflık, hesap verebilirlik ve kamu finansmanı açısından stratejik bir fonksiyon üstlendiğini ifade ediyordu.

YÖNETİM DÜZENİ VE DEĞİŞİM VAADİ

Bu söylem, kuruluşundan bu yana aynı icrai kadrolar tarafından yönetilen TÜRMOB'da yeni bir dönemin başlayacağı beklentisini doğurmuştu. Zira 37 yıldır; ölüm, grup kontenjanı değişikliği, yasanın zorunlu kıldığı ayrılıklar vb. dışında bir değişim yaşanmamış; koltukların hava almaya hiç fırsatı olmamıştı. Lakin yeni başkanın bu söylemleri kurumsal bir değişim taahhüt niteliğindeydi.

İLK BÜYÜK SINAV: 586 SIRA NUMARALI TEBLİĞ

İlk ciddi sınav, 13 Aralık 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 586 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile geldi. Tebliğ, basit usulden işletme hesabı esasına geçen esnafın uyum maliyetlerini azaltmaya yönelik bir politika tercihini içeriyordu.

TÜRMOB, 16 Aralık 2025 günü yapmış olduğu basın açıklamasında sorumluluğunu gizleyen manipülatif bir dil kullandı. (Ben yazınca hemen kaldırmışlardı; alışkanlık olmuş) Maliye Bakanlığına yönelik olarak "Kamu İdaremiz ne zaman muhasebe camiasının lehine bir işe imza atacaktır?" sorusunu yöneltti.

Bununla da yetinmedi. Tebliğin ve esnaf odalarının kayıt dışılığı teşvik edeceği, Türk vergi sistemini zayıflatacağı ve bunun kamu otoritesi tarafından desteklendiği izlenimi veren ifadeler kullandı.

MESLEK MENSUPLARINI ZAN ALTINDA BIRAKAN YAKLAŞIM

Meslek mensuplarını da rahatsız eden ağır bir dil kullandı. TÜRMOB'un açıklamasında yer verdiği bazı ifadeler, meslek mensuplarını mükellefin fiillerinden dolayı sınırsız sorumluluk altında gösteren bir yaklaşım içeriyordu. Daha da önemlisi, mükelleflerin sahte belge kullanımlarında meslek mensubuna rapor yazılması olağan görüldü.

Odatv'de 2 Şubat 2026 tarihinde “TÜRMOB’tan meslek mensuplarına yönelik ‘sahte belge’ ithamı” başlığıyla yayımlanan yazımda, bu tercihin meslek mensuplarından yana kullanılmamasının temel nedeninin, TÜRMOB ve oda yönetimlerinde 37 yıldır değişmeyen icrai kadroların disiplin organizasyonuyla tekrar tekrar seçim kazanma ve kendi piyasa paylarını büyütmeye yönelik politikalarıyla meslek tabanından giderek uzaklaşması ve temsil kabiliyetinin zayıflamasından kaynaklandığını belirtmiştim.

REKABET KURUMU SORUŞTURMASI: TÜRKİYE'DE BİR İLK

İlginçtir, TÜRMOB'u riskler konusunda uyaran yazımdan kısa bir süre........

© OdaTV