Oslo’nun kirli yüzü... Tek tanığın öldürüldüğü bir cinayet: Harry Hole
Tek tanığının da öldürüldüğü bir cinayetin izleyicisisiniz ve daha dizinin bitmesine 8 bölüm var.
İşte tam da buradan başlıyor, Norveçli yazar Jo Nesbø’nun 5. romanı Devil’s Star’dan (Şeytan Yıldızı) ekrana uyarlanan Harry Hole. 9 bölüm olarak Netflix’te izleyiciyle buluşan yapımın yönetmen koltuğunda Lilyhammer’dan tanıdığımız Øystein Karlsen ile Anna Zackrisson otururken, yapımın senaryosu yine kitabın yazarı Nesbø’ya ait. Dedektif Hole’u başarılı oyuncu Tobias Santelmann canlandırıyor, ona Tom Waaler rolünde Joel Kinnaman eşlik ediyor.
Dizi, ustaca kurgulanmış bir kovalamacanın nefes kesen bir kazayla son bulmasıyla başlıyor. Ve hemen beş yıl sonrasına, bugüne bağlanıyoruz. Dedektif Hole, yani Harry’nin zihni için zaman lineer bir kavramdan ibaret değil; o hala kovalamacaya neden olan o banka soygununun içinde, çözülmemiş bir düğümde sıkışıp kalmış. Takıntısı, cebinde taşıdığı görünmez bir taş gibi onu giderek ağırlaştırıyor. Ancak çok geçmeden izleyici bir başka şokla ters köşe oluyor ve yapım, daha ilk bölümüyle izleyicinin kalbini ve merakını çalmayı başarıyor.
AŞINA OLDUĞUMUZ BİR DEDEKTİF PORTRESİHarry Hole, aslında birçok noktada klişe de diyebileceğimiz kadar aşina olduğumuz bir dedektif portresi. Alkolle olan ilişkisi, otoriteyle yaşadığı sürtüşmeler ve kendi içindeki yıkımla baş etmeye çalışan; cinayetlerle birlikte, kendi içinde de çözülme isteği uyandıran katmanlı bir karakter. Polis teşkilatının “iyi çocuk” masalını bozan bu adam, iyi bir polis değil belki........
