menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İçimizdeki İsimsiz Kişi

39 0
19.03.2026

Bu denemeye “içimizdeki isimsiz kişi” adını veriyorum. İçimizdeki o kişi kimdir, nedir, onu yeteri kadar tanıyor muyuz; neyle beslenir; sevincini üzüntüsünü nasıl belli eder? 

Her birimiz içimizdeki isimsiz kişinin görüntüsüyüz. Kimileri ona “ruh” diyor. Ama ne kadarı ruh, ne kadarı değil, neden ruh, bu soruların yanıtı yok. Ben ona “isimsiz kişi” diyorum çünkü ebeveyni kim, içime nasıl doldu bilmiyorum. Kaderimize hükmedecek kalemi eline kimin, nasıl, niçin verdiği benim için bir muamma.

İçimizde ikamet eden duygunun kendisi, varlığımızın değişmez refakatçisidir o… Derimiz içimizdeki isimsiz şeyin kılıfıdır. Dışımız kamusaldır, içimiz özel. Derimiz, dışarının egemenliğinden içimizdeki kişiyi korur. İçimizin egemenliği dışımızın başladığı yerde bitsin istenir, genellikle bu gerçekleşmez. Sorun da buradadır işte. Dışımız içimize, içimiz dışımıza muhalefet etmeden duramaz.

İnsan bedeni, tıpkı kayaların oyuklarından, dağlardan, mağaralardan gelen suyun doğayı beslemesi gibi, duyguların suyuyla beslenir. Bedenimiz herkesin “ruh” dediği, benim “isimsiz kişi” dediğim şeyin krallığıdır. Dam olarak başının üzerinde yıldızlı bir gök değil ama ya geniş bir iç huzur ya da kasvetli, boğucu bir oda vardır. Onun bir ahlâkı yoktur. Onu ahlâklı olmaya iteleyen kamusal alanın kuralları ve aklıdır.

İlk insanın davranışlarındaki çiğlik ve kabalık herdaim varlığını korur içimizde. Zaman içinde yaşam kalitesindeki değişimle bazı görünür tutumları törpüleyip estetize eder. İçimizdeki kişi en ilkel ihtiyaçlardan beslenir. Sonra döner tüm bedeni kendi meşrebince besler. Vahşi bir hayvanın çiğ etle beslenmesi gibi beslenir karşı cinsten. Tatmin onun en temel gıdasıdır.

İçimizdeki kişinin uygarlaşması beklenmemelidir. O tamamen uygarlaştığında, şu ana kadar onu var kılan ihtiyaç ve arzu nesneleri de tamamen değişir. Bundan sonra geride........

© Nokta Haber Yorum