menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Adamlık Üzerine

13 0
16.08.2026

Prof. Dr. Seyithan Deliduman

“Biraz adam ol.”
(Adam ol-mak)

Günlük hayatta zaman zaman kullandığımız bu cümlenin üzerinde hiç düşündük mü?

Aslında birine “adam ol” dediğimizde, ona yalnızca erkek olmasını söylemeyiz. Ondan daha fazla insan olmasını isteriz.

Yalan söyleme.
Haksızlık yapma.
Emanete ihanet etme.
Güçsüzü ezme.
Vefasızlık etme.

Yani “adam ol” derken çoğu zaman, ne olması gerektiğinden çok ne olmaması gerektiğini söyleriz.

Belki de adamlık kavramının asıl gücü burada saklıdır.

Adamlık makamla, parayla, güçle veya yaşla kazanılmaz. İnsanın, sahip oldukları karşısındaki tavrıyla ortaya çıkar.

Çünkü güç, insanın içindekini görünür hâle getirir.

Makam sahibi olduğunda değişiyorsan, güç eline geçtiğinde hakkı gözetmiyorsan, kendine yapılan iyiliği unutuyorsan mesele yalnızca makam veya güç değildir.

Mesele karakterdir.

Çünkü adamlık, güçlü olduğunda değil; güçlendiğinde kim olduğunu değiştirmediğinde belli olur.

Haklıyken karşısındakini ezmemekte…

Güçlüyken güçsüzü korumakta…

Hata yaptığında özür dileyebilmekte…

Kendisine yapılan iyiliği unutmamakta…

Ve kimse görmezken de doğru kalabilmekte…

Bugün ise bazen adamlığı yanlış yerde arıyoruz.

Sert konuşmayı güç sanıyoruz.

Sesini yükseltenin haklı olduğunu düşünüyoruz.

Birini susturabileni güçlü, başkasını küçümseyeni önemli, herkese hükmedeni başarılı kabul ediyoruz.

Oysa bağırmak kolaydır.

Asıl güç, bağırabilecekken sakin kalabilmektir.

Kırabilecekken incitmemektir.

İntikam alabilecekken vazgeçebilmektir.

Adamlık, gücünü göstermekten çok, gücünü kontrol edebilmektir.

Bir başka ölçüsü de vefadır.

Herkes yanındayken yanında olmak kolaydır.

Asıl mesele, herkes uzaklaştığında da yanında........

© ngazete