Türkiye’ye etkisi
Tarih boyunca büyük güçlerin yükselişi kadar gerileyişleri de dünya haritasını değiştirdi...
Asıl değişim çoğu zaman savaş meydanlarında değil, ekonomik düzenin merkezinde yaşandı. Mesela: 17’nci yüzyılda Hollanda’nın, 19’uncu yüzyılda İngiltere’nin, 20’nci yüzyılda ise ABD’nin yükselişi yalnızca askeri güçle açıklanamaz. Her biri kendi döneminin ticaret yollarını, finans sistemini ve uluslararası kurallarını belirleyen dünya düzeni kurdu...
Büyük güçler yalnızca devlet değildir, bir ekonomik düzenin/sistemin taşıyıcısıdır.
Bu nedenle hegemonya krizleri sadece siyasi sonuçlar yaratmaz, yeni ekonomik coğrafyalar üretir.
Bugün ABD’nin karşı karşıya olduğu tartışma budur. Hegemonyasının ekonomik modeli neoliberal küreselleşme, tarihsel sınırlarına dayandı. Mesele salt Washington’un güç kaybetmesi değil. Asıl soru, dünya ekonomisinin ağırlık merkezinin nereye kaydığı…
Bu sorunun cevabı Türkiye açısından özellikle önem taşıyor. Çünkü son iki yüz yıl boyunca Atlantik merkezli dünya düzeni içinde yer alan Türkiye, ilk kez Avrasya’nın yükselişinin konuşulduğu döneme giriyor.
Tartışılması gereken de budur; ortaya çıkmakta olan yeni jeopolitik dünya haritasında Türkiye nerede duracak?
Bu soru üzerinde tartışmalar yapmak zorundayız.
Mesele iki ülke savaşı değil
Tarihte, dünya ekonomisinin ağırlık merkezi her daim zengin ülkenin bulunduğu yere kaymadı! Ticaret yollarını kontrol eden coğrafyalara kaydı...
Hollanda’nın yükselişi Kuzey Denizi ticaretine, İngiltere’nin yükselişi Atlantik’e, ABD’nin yükselişi ise okyanus aşırı küresel deniz ticaretine dayandı.
Büyük güç........
