menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cemaat manifestosu

339 0
previous day

Fon krizinin ardından bazı İslami çevreler, yaşananları ahlâki çöküş, tamah/açgözlülük, haksız kazanç ve manevi değerlerden uzaklaşma üzerinden açıklayan bildiriler yayımladı…

Aklıma 1990’lar başında okuduğum bir kitap geldi.

Simone de Beauvoir’ın 1955’te yayımladığı “Privileges”/“Ayrıcalıklar” kitabı “Sade’ı Yakmalı mı”/“Günümüzde Sağcı Fikirler” başlıklı kitapta birleştirilerek basıldı...

Kitap, sağcı düşünce incelemesinde önemli bir sorunun peşine düşmüştü:

- Ayrıcalıklı kesimler, sahip oldukları ekonomik ve toplumsal üstünlükleri hangi düşüncelerle haklı gösteriyor?

Beauvoir’a göre sağ düşüncenin önemli açmazlarından biri şuydu: Toplumsal ilişkilerin maddi nedenlerini geri plana itip, eşitsizlikleri ahlâk ve gelenek üzerinden açıklaması...

Aradan yetmiş yıl geçti.

Türkiye’deki fon krizi, bu tartışmayı yeniden gündeme getirdi. Bazı İslami çevreler krizin ardından ahlâki yozlaşmaya, tamaha, haksız kazanca dikkat çekti.

Bu itirazlar önemsiz değil, ama insanların ahlâkını sorgulamak, finans düzeninin nasıl kurulduğunu açıklamıyor!

Türk sağının önemli bölümünde ekonomik düşünce, uzun yıllar anti-komünizmin sınırlarını aşamadı. Sola karşı çıkmak, bağımsız ekonomi-politik anlayış geliştirmeye yetmedi.

Fon krizine yalnızca ahlâk penceresinden bakarsanız, küresel finansın oyun kurucularını, kullandıkları araçları ve ülkelerin ekonomilerini nasıl etkilediklerini anlayamazsınız.

Küresel finans talimatı

Türkiye’de bazı dinî cemaatler fon krizini ahlâki yozlaşma, tamah ve haksız kazanç üzerinden açıklayan bildiriler yayımlarken, küresel finansın önemli kuruluşlarından MSCI de........

© Nefes