Memleketi yaktınız
Ankara’da Eymir, Antalya’da Gazipaşa, Serik, Mersin’de Silifke, Uşak’ta Sivaslı, Kahramanmaraş’ta Onikişubat, Bursa’da Harmancık, Kestel, Orhaneli, Gürsu alev alev yandı. İzmir’de Bornova, Buca kavruldu… Karabük, Safranbolu, gözümüzün önünde alevlere teslim oldu. Memleket yandıkça biz de yanıyoruz. Sanki göğsümüzün orta yerine göktaşı düşmüşçesine canımız acıyor.
Alevler her yeri sarmışken, bıkkınlıkla seyrettiğimiz her zamanki ucuz hikayeleri tertiplediler. “Canla başla çalışıyoruz. Tüm imkanlarımızı seferber ettik” dediler.
Bakanlarımız iş başında olduklarını milletin gözüne sokmak için iş elbiselerini giyip, sahadan teftiş fotoğrafları servis etti. Hedefi işaret eden işgüzar tombul parmaklarına yine zoom yapıldı. Kriz masasından sıcağı sıcağına görüntüler yayınlamayı da “devlet ve millet dayanışması ile bu büyük imtihanı vereceğiz” demeyi de ihmal etmediler.
Diyanet İşleri Başkanımız çıkıp “Allah’ım bize yardım edici, bol, ferahlatıcı, faydalı, zarar vermeyen ve gecikmeden gelen bir yağmur ihsan eyle” diye dua etti. Yazık ki, bütçesi kallavi diyanetimizin üfürüğünün de güçlü olduğu yanılgısına kapılanlar, hüsrana uğradı.
Duaya “biz günahkar kullar” diye başladı, ama yağmur........© Nefes
