DOĞRU YANLIŞI GÖTÜRÜR!
Türk futbolunda sezon yine aynı senaryo ile başladı. Kadro planlamasını, transferi beceremeyip açıklamalarıyla suçu hep başkalarına atan, hedef şaşırtan yöneticiler... B planı olmayan, yeni taktik(-ler) üretemeyen teknik direktörler... Akılları sürekli başka yerlerde olduğu için mental/fiziksel form tutamayan oyuncular... Oyun kurallarını yorumlamaktan aciz, eğitimsiz hakemler… Biz bu filmi görmüştük!
Bu geleneksel kaosun arasından başarılarıyla sıyrılan ama futbol sezonu başlayınca gündemden düşen iki branş var.
Biri kadın voleybolu. Milletler Ligi’nin ardından üst üste ikinci Avrupa şampiyonluğuyla Türkiye’nin en başarılı takımı olduklarını kanıtlarken Los Angeles 2028 vizesini de kaptı Sultanlar. Ve erkek basketbolu. Çöküş döneminin ardından son 3 yılda başlayan çıkışı; 2025’teki ikinci Avrupa ikinciliği ve “Elemelerdesekizde sekiz yaparak 2027 Dünya Kupası vizesini alan ilk takım” unvanıyla tescillendi Devlerin… Katar’daki Dünya Kupası tam 72 yıl sonra (üçüncü) olimpiyat yolunu da açabilir.
Alt yaş milli takımlarıyla da umut vaat eden bu iki branşın en üst liglerinin, dünyanın en güçlü yerel organizasyonlarından olduğunu da hatırlatayım. En büyük kulüp turnuvaları; CEV Kadınlar Şampiyonlar Ligi’ndeki 18 takımın dördünün, EuroLeague’deki 20 takımdan üçünün Türkiye’den olması tesadüf değil. Kulüplerin........
