menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fezleke meselesi bambaşka bir siyasi oyunun kapısını açar

102 0
09.06.2026

MECLİS BAŞKANI NUMAN KURTULMUŞ, “CHP TARTIŞMASINDA” NEFES’İN SORULARINI YANITLADI:

“(CHP konusu) Ancak maalesef gördüğüm kadarıyla taraflar bu meselenin üzerinden karşılıklı alan kazanmak ve grup toplantılarını parti içi çekişmenin bir aracı haline getirmek istiyorlar. Bırakın da Meclis Başkanlığı konumu gereği, tanımı gereği tarafsız bir noktada dursun, yeri geldiği zaman sorunları çözebilecek kabiliyetini, becerisini ortaya koysun.”

Bu cümleleri Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş aralarında benim de olduğum dört gazeteci arkadaşımla yaptığımız sohbette kurdu.

Önce neden Kurtulmuş’la buluştuk, kısaca anlatayım.

Osmanlı padişahı Sultan Abdülaziz, 30 Mayıs 1876’da tahtan indilmiş ve Feriye Sarayları kompleksinde yaşamaya başlamıştı. Ancak bugün bile tartışılan “intihar mı” yoksa “cinayet mi” sorularıyla birlikte 4 Haziran 1876’da hayatını kaybetti. Ve Sultan Abdülaziz’in hayatını kaybettiği oda bugün Kabataş Erkek Lisesi’nin müdür odası olarak kullanılıyor. Meclis Başkanı Kurtulmuş da dün liseyi ziyaret etti, o odada bizleri ağırladı ve Abdülaziz’in, resmi tarih yazımının dışında nasıl öldürüldüğüne dair yapılan sunumu dinledi. Sonrasında gündeme dair sorularımızı yanıtladı.

KARŞILIKLI ALAN KAZANMAK İSTİYORLAR

Mecliste grup toplantıları tartışması var. Bu konuda sizin de isminiz zikrediliyor. Bugün de muhtemelen talepler gelecek. Nedir bu olay? Bir grup diyor ki TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş bu olayın tam göbeğinde ve karar vermeli. Çünkü Meclis orası. Bir taraf diyor ki Meclis Başkanı ilgilenmez partinin iç meselesidir.

Ben ilk andan itibaren ısrarla, “Bu mesele, Meclis Başkanlığını ilgilendiren bir mesele değildir. Bu, bir siyasi partinin iç meselesidir, taraf olmayız, olamayız, taraf olmamıza imkan verecek bize verilmiş olan bir sorumluluk yok” diyoruz. Zaten benzer durum daha evvel 1993'te Murat Yalçın, Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) Genel Başkanı iken de yaşanmış. Milletvekili olmadığı için Sayın Aydın Güven Gürkan, genel başkanına rağmen meclis grubunu toplamış ve orada grup başkanı seçilmiş. O zaman TBMM Başkanı rahmetli Cindoruk da çok benzer bir tavır göstermiş. Hatta benim girdiğim kadar da konuya dahil olmamış, “Bu mesele bir partinin iç meselesidir, çözün” şeklinde tavır göstermiş. Sayın Kılıçdaroğlu'nun mahkeme kararını ekleyerek gönderdiği yazıyla, kendisinin resmen CHP Genel Başkanı olduğunu aynı gün içerisinde TBMM kayıtlarına aldık. Yine aynı şekilde CHP Meclis Grubunun iç yönetmeliği çerçevesinde yapmış olduğu seçimde Sayın Özel'in Grup Başkanı olduğunu tescil ettik, o gün de grup başkanlığı odasındaki genel başkan yazısını kaldırdık. Bizim yapabileceğimiz budur. Sonrasında Cumhuriyet Halk Partisi’ne “Bu meseleyi CHP'nin kurumsal kimliği içerisinde çözün” mesajımızı tüm kamuoyunun şahitliğinde ilettik. Ancak maalesef gördüğüm kadarıyla taraflar bu meselenin üzerinden karşılıklı alan kazanmak ve grup toplantılarını parti içi çekişmenin bir aracı haline getirmek istiyorlar. Bırakın da Meclis Başkanlığı konumu gereği, tanımı gereği tarafsız bir noktada dursun, yeri geldiği zaman sorunları çözebilecek kabiliyetini, becerisini ortaya koysun.

MECLİS MİTİNG ALANINA DÖNÜŞEMEZ

Sizi şöyle bir şey yoracak gibi görünüyor. Her iki grubun da Meclisi miting alanına çevirmek gibi bir eğilimi var. Taraftarlarını meclis bahçesinde toplama çalışması var. O yönde bir şey tartışma var. Kemal Bey grup salonunda toplantı yaparsa, Özgür Özel de bahçede yapacak şeklinde.

Ona müsaade edilmez. Siyasetin bir usulü, erkanı var, adabı var. Mecliste herhangi bir grubun toplantı yapabilmesi için grup salonunun tahsis edilmesi lazım. Bazı destek hizmetlerinin verilmesi, TBMM TV'den yayınların yapılması gibi çalışmalar........

© Nefes