Van’lı Anguslara ne denir?
Angus deyince hâlâ birçok kişinin aklına “ithal et” geliyor. Oysa Van’da gördüğüm proje tam tersini hedefliyor. Projenin amacı, kırmızı ette ve damızlık materyalde dışa bağımlılığı azaltmak; uzun vadede ithalat ihtiyacını en aza indirmek.
Sıfır Atık Vakfı’nın Van Gölü Havzası Çalıştayı için geçtiğimiz haftalarda bulunduğum Van’da bir hayvancılık yatırımını görme fırsatım oldu. Aslında bu konuya dikkatimi çeken de çalıştayın açış konuşmacılarından biri olan Van Valisi Ozan Balcı’ydı. Balcı, Van’ın geleceğinin inşasında eğitimden sağlığa tarımdan hayvancılığa bir çok alanda yatırımların sürdüğünü anlatınca, aldı beni bir merak. Çünkü Van’daki Angusları duymuştum ama görmemiştim. Üstelik Angusların adı olmuş Vangus.
Adını duyunca önce gülümsedim:
Van ve Angus kelimelerinin birleşiminden doğmuş. Ama hikâyesi isminden çok daha önemli.
Çünkü Türkiye’nin kırmızı ette yıllardır tartıştığı meselelerden birine, yani dışa bağımlılığa farklı bir çözüm deneniyor.
Önce bir yanlış anlaşılmayı düzeltelim. Vatandaşın bir kısmı şunu sanıyor; Kasapların et reyonlarındaki Anguslar, ülkemize kesilmiş olarak giriyor. Yok öyle değil, onlar besilik sığır olarak geliyorlar ülkemize, burada kesiliyorlar. Hatta Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2026 yılı için açıkladığı plan 500 bin baş besilik sığır ithalatını kapsıyor*. İthal edilenin besilik sığır olduğunu ,“Et” olmadığını Van’daki Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği yetkilileri de doğruluyor. Dolayısıyla evet bir ithal söz konusu, o da besilik erkek sığır. Bunun yanında bir de damızlık olarak getirilen hayvanlar var. İşte ele alacağım konu bu.
Bu bir proje. Kendi kırmızı et ihtiyacımızı karşılayacak olan hayvanların kendi ülkemizde üretilmesi. Proje başarıya ulaşır ise yurt dışından kesilmek üzere ülkemize getirilen besi sığırları da artık getirilmeyecek.
Van’da açılan Düve Üretim Merkezi tam da bunun için önemli.
Yaklaşık 10 bin dönüm arazi üzerinde kurulan merkeze yaklaşık 2 bin düve teslim edilmiş durumda. Buradaki fikir, hayvanı dışarıdan getirip besleyip kesmekten ibaret değil. Damızlık materyali çoğaltmak, doğan hayvanlarla sürüyü büyütmek ve zamanla Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu besi hayvanını kendi topraklarında üretmek.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın bu konuda yapmış olduğu açıklamayı da hatırlatmak da fayda var; “Hedef, etçi........
