menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Babamın Unuttuğu Yerde Biz Hatırlıyoruz

9 0
22.09.2026

“Dünya Alzheimer Farkındalık Günü”

Çocukluğumu bir şarkıyla anlatmam gerekirse, fonunda ya Modern Talking çalardı ya da Yeni Türkü. Böylece benim bir Modern Talking hayranı olmamın sebebini de öğrenmiş oldunuz. Aslında düşününce insan duymak dahi istemeyebilir fakat ben o zamanlarımızı daha dün gibi yaşamak istediğim için, zihnimde tüm şarkılarına yer verdim. 

Babamın sevdiği o şarkılar evimizin her odasına yayılır, ben ve kardeşim o şarkıların arasında büyürdük. O yıllarda müziğin bir gün bizi geçmişe götüren en kestirme yol olacağını inanın hiç tahmin bile edemezdim. Fakat en sevdiği gruplardan birinin adını hatırlayamadığı gün, dans ederek keyifle söylediğimiz şarkılar ilk kez derin bir sessizliğe girdi.

Aynı masada oturuyorduk. Söylemek istediği kelimeyi aradı, bulamadı. Ben yüzüne bakarken içimden bunun sıradan bir dalgınlık olmasını diledim. Ne de olsa o şarkıları bize yıllarca dinleten kendisiydi. Grubun adını elbette biliyordu. Bilmeliydi. Fakat kelime, hafızasının gizli bir yerinde kalmış; diline ulaşan yol sanki ansızın kapanmıştı. İnsan, babasının zihninden eksilen ilk kelimeyi bir ömür unutamıyormuş. Ben ve biz bunu o gün öğrendik. 

Sonra yarım kalan cümleler geldi. Söylenmek üzereyken yutulan sözcükler, konuşmanın ortasına yerleşen uzun duraklar… Biz onun ne demek istediğini anlamaya çalışırken babam, kendi cümlesinin içinde çıkış arıyordu. O çakır gözleri ilk defa çaresiz kalmıştı. İşte hastane sürecimiz de böyle başladı. Muayeneler, tetkikler ve endişeli bekleyişlerin sonunda hayatımıza ağır bir kelime girdi: Alzheimer.

“Okulunu bile yüksek dereceyle bitirmiş ve bunu bile öyle naif söylerdi ki… ‘Baba’ derdik. ‘Gururla ve yüksek sesle söylesene.’ ‘Olmaz! Okumak isteyip de durumu el vermeyen, ailesi müsaade etmeyen ve içinde ukde kalan birçok insanı düşünürüm,’ derdi.”

Çok okurdu; kitaplarla kurduğu bağ, gündelik bir alışkanlıktan ziyade zihnini diri tutan dostluk gibiydi. Bulmaca çözmekte profesyoneldi. Bir sorunun cevabını bulmadan rahat etmez, zihnindeki bütün kapıları tek tek yoklardı. Bizim bilmediğimiz bir şey olduğunda gözümüz ona........

© Muhalif