İstanbullu olmak, İstanbul’da olmak! Başka hiçbir şeye benzemez!
İstanbullu olmak, İstanbul’da olmak! Başka hiçbir şeye benzemez!
Bunu büyük bir eminlik içerisinde söylememin ötesinde, uzun yıllar Avrupa da veya dünyanın farklı yerlerinde hem işçi, işveren, hem de seyahat eden yaşını başını almış, hayatı ve değerlerine son derece sahip dostlarım sayesinde edindiğim deneyimlerin eminliği ile altını çiziyorum.
Ve hepside istisnasız, İstanbul Aşığıydı. Nereye giderseniz gidin, bu şehir, kendini size hatırlatacaktır. Hem de hiç kendini yormadan.
Adı üstünde İS “TAM” BUL!
Arayan gerçek İstanbul’u bulur, sevgili dostlar.
Yaprakların artık biten devinimi yerini, yeni bir yaşama bırakırken. İçlerini adeta çekercesine düşüveren, iç çekişlerinin hışırtısı ile güzelim rüzgârın eşliğinde, düşüveren yapraklar… Gökkuşağı timsali renkleri ile yeni bir yaşamın doğacağının garantisini hep verir. Doğa hatasızdır. Hata insana dairdir. Doğaya kendini eş koşmak, yine insanın büyük bir bencilliğidir.
Hal böyle iken birbirinden güzel etkinlikler, festivaller içerisinde bizde yerimizi tam randımanlı olmasa da aldık. Hamd olsun.
İSTANBUL MODERNİN BÜYÜSÜ
Mekana henüz varmadan büyük yolcu gemilerinin anonsları arasında, bir yandan Kültür ve Turizm Bakanlığın, Şehirde Festival var! Adı ile hazırlandığı yolculuk sırasında ki bu yolculuk Baleden, Opera sanatına, Saat kulesinin altında........
