VELİ ŞİKAYETLERİYLE YÖNETİLEN OKULLAR: ÖĞRETMEN OTORİTESİ EROZYONA MI UĞRUYOR?
VELİ ŞİKAYETLERİYLE YÖNETİLEN OKULLAR: ÖĞRETMEN OTORİTESİ EROZYONA MI UĞRUYOR?
Eğitim sistemimizde müfredattan ideolojik yaklaşımlara kadar pek çok başlıkta ciddi tartışmalar yaşandığı bir gerçek…
Ancak bugün, bu geniş sorun alanlarını bir kenara not ederek, daha görünmez ama en az onlar kadar önemli bir başka probleme odaklanmak gerekiyor:
Öğretmenin sınıf içindeki etkisinin, veliler eliyle adım adım aşındırılması.
Çünkü artık mesele sadece eğitim politikaları değil;meselenin tam merkezinde, öğretmenin sınıftaki otoritesinin nasıl zayıflatıldığı var.
Ve görünen o ki, bu zayıflama dışarıdan değil,doğrudan sistemin içinden, veli baskısı üzerinden gerçekleşiyor.
CİMER’E YANSIYAN ŞİKAYETLER TARTIŞMA YARATIYOR
Son yıllarda CİMER üzerinden yapılan başvuruların önemli bir kısmını eğitimle ilgili şikayetler oluşturuyor. Ancak bu şikayetlerin içeriği incelendiğinde, ortaya çıkan tablo eğitim camiasında ciddi bir rahatsızlık doğurmuş durumda.
Öğretmenlerin verdiği ödevden, sınıf içi disiplin uygulamalarına; sınav notlarından, öğrenciye yönelik uyarılara kadar pek çok konuda yapılan şikayetler, eğitim sisteminin işleyişine dair önemli soru işaretlerini beraberinde getiriyor.
ÖĞRETMENLER ARTIK KARAR VERİCİ Mİ, YOKSA ŞİKAYET KORKUSUYLA HAREKET EDEN MEMURLAR MI?
Eğitimcilerin en büyük şikâyeti şu noktada yoğunlaşıyor:
Eskiden öğretmen sınıfın otoritesiydi.Bugün ise birçok öğretmen, “şikayet edilir miyim?” endişesiyle hareket etmek zorunda kalıyor.
Disiplinin zayıflamasına
Öğretmenin karar alma gücünün azalmasına
Sınıf yönetiminin zorlaşmasına
VELİ MERKEZLİ EĞİTİM ANLAYIŞI: DENGE BOZULUYOR MU?
Velilerin eğitim sürecine dahil olması elbette önemli. Ancak son dönemde ortaya çıkan tablo, “katkı” ile “müdahale” arasındaki çizginin bulanıklaştığını gösteriyor.
Bazı örnekler dikkat çekiyor:
Düşük not verildi diye şikayet
Disiplin uygulandı diye şikayet
Öğrenciye uyarı yapıldı diye şikayet
Bu durum, öğretmenin pedagojik yetkisini fiilen tartışmalı hale getiriyor.
EĞİTİMDE OTORİTE BOŞLUĞU MU OLUŞUYOR?
Uzmanlara göre eğitim sisteminde üç temel unsur vardır:
Ancak bu üçlü arasındaki denge bozulduğunda sistem de sağlıklı işlemez.
Bugün gelinen noktada:
-Öğretmenin otoritesi zayıflıyor-Velinin etkisi artıyor-Öğrenci ise bu boşlukta yön kaybı yaşayabiliyor
SORUNUN KÖKENİ: GÜVEN EKSİKLİĞİ
Bu tablonun arkasında yatan en önemli nedenlerden biri, öğretmene duyulan güvenin aşınması.
öğretmenin mesleki yetkinliğine duyulan güven üzerine kurulur.
Bu güven zedelendiğinde:
Öğretmen inisiyatif kullanamaz
Ortaya çıkan bu tabloyu tersine çevirmek için:
Öğretmenin mesleki otoritesi yeniden güçlendirilmeli
Veli-öğretmen ilişkisi sağlıklı bir zemine oturtulmalı
Şikayet mekanizmaları suistimale açık olmaktan çıkarılmalı
Eğitim politikalarında öğretmen merkezli yaklaşım yeniden tesis edilmeli
SONUÇ: ÖĞRETMEN ETKİSİZLEŞİRSE EĞİTİM ÇÖKER
Bugün yaşanan sorun basit bir “şikayet artışı” meselesi değil.
Bu, doğrudan eğitim sisteminin kalbini ilgilendiren bir mesele.
Karar veremez hale gelirse
Sürekli baskı altında kalırsa
Velinin onayına bağlı bir figüre dönüşürse
o zaman eğitim sistemi işlevini yitirir.
Çünkü eğitimi ayakta tutan ne binadır ne de başka bir şey… Eğitimi ayakta tutan öğretmendir.
