Korkunun Gölgesinde Yaşamak: İbn Sina’nın İki Kuzu Hikâyesi
Korkunun Gölgesinde Yaşamak: İbn Sina’nın İki Kuzu Hikâyesi
Rivayete göre İbn Sina, bir gün insan ruhunun beden üzerindeki etkisini anlatmak için dikkat çekici bir gözlem yapar.
Aynı şartlarda iki kuzu beslenir. Aynı yem, aynı su, aynı bakım…
Fakat bir fark vardır.
Kuzulardan biri, karşısına bağlanan bir kurdun gölgesinde yaşamaktadır. Kurt ona dokunamaz belki ama varlığı bile yeterlidir. Kuzu her gün korkuyla uyanır. Her an parçalanacakmış gibi ürkek, huzursuz ve tedirgindir.
Diğer kuzu ise sakin bir ortamda büyür. Ne tehdit vardır ne korku…
Günler sonra ilginç bir manzara ortaya çıkar. İyi beslenmesine rağmen korku içinde yaşayan kuzu zayıflamış, güçten düşmüş, adeta içten içe tükenmiştir. Huzur içinde yaşayan diğer kuzu ise sağlıklıdır.
Bugün modern tıp, stresin insan bedeni üzerindeki etkilerini uzun uzun anlatıyor. Sürekli kaygının kalbi yorduğunu, bağışıklığı düşürdüğünü, insanı hem ruhen hem bedenen tükettiğini söylüyor. Aslında asırlar önce anlatılan bu hikâye, insan fıtratına dair büyük bir hakikati hatırlatıyor:
İnsan bazen açlıktan değil, korkudan yorulur.
Bugünün dünyasına baktığımızda da manzara pek farklı değil. Sürekli kriz haberleri, ekonomik kaygılar, gelecek endişesi, sosyal baskılar, dijital gürültü… İnsan bedeni........
