menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ASKER MİLLET – 1

19 0
04.09.2026

Geride bıraktığımız Zafer Haftası, Malazgirt, Büyük Taarruz gibi tarihimizdeki pek çok önemli muharebeyi içeriyor. Bunları hatırlar, şehitlerimizi anarken, bir yandan da kapımıza dayanan soykırımcı Siyonistler, 12 mil bahanesiyle İstanbul’u almanın hayalini kuranlar, sıcak çatışmaların uzak olmadığını düşündürüyor. Bu nedenle tarihten gelen cenk geleneğimizi, uzak geçmişte nasıl savaştığımızı, bunları günümüze nasıl uyarlayabileceğimizi ele alalım.

Türkler için kullanılan “asker millet” ibaresini yanlış anlıyoruz. Bu ifade, hamasi bir methiye değil, Türklerden sadece iyi asker çıktığı anlamına da gelmiyor. Geçmişte bütün Türklerin istisnasız asker olduğu, diğer medeniyetlerdeki asker sınıfının aksine her Türkün küçük yaştan itibaren elit bir asker olarak yetiştirildiği zamana işaret ediyor. Türk halkı eskiden doğal bir orduydu.

Uçsuz bucaksız Kuzey Avrasya’nın bozkır kültüründe her Türk erkeği pek çok yeteneğe sahip olmak zorundaydı. Burada Türk derken bizimle iç içe yaşamış Macar, Moğol, Mançu, hatta Yenisey halklarını da dâhil edebiliriz. Geçmişe doğru bakınca İskitlere, Hunlara kadar gidebilir.

İslamiyet sonrasında da bu durumun devam ettiğini söyleyebiliriz. Örneğin miladi 1500 yılına bakalım: Mançular Çin’de, Moğol ve Türkler İç Asya’da, Macarlar Orta Avrupa’da, Türkler Hindistan’da, yine Türkler İran’da, yine Türkler Doğu Avrupa’da, yine Türkler Mısır ve Orta Doğu’da, yine Türkler Anadolu ve Balkanlarda. Kuzey Avrasya atlı okçu toplumları imparatorluklarda hâkim sınıflardı.

Bunu sağlayan etmenler neydi? Sayı olamaz, çünkü sayıca Türkler kalabalık tarım toplumlarına göre hep çok daha az sayıdaydı. Sadece arzu, istek de olamaz çünkü diğerleri de aynı arzu ve istekte. Üstelik tarımcılar, verimli topraklara, doğal kaynaklara, taştan kalelere sahiplerdi.

Türkleri güçte üstün kılan özelliklerin önde gelen 10 tanesini sıralayalım ve bunların günümüzde hangi özelliklere karşı geldiklerini ele alalım.

1. Lojistik Hâkimiyet

At üstünde doğan Türkler, bu hayvanların bakımı, sağılması, sevilmesi, kesilmesi, huysuzluğu, yavrulaması, ne zaman hangi tip otu tercih edeceği, ne kadar dayanabileceği, bir otlağın kaç at besleyebileceği hesaplamalarına hâkim olmak zorundaydı. Kurultaylarda kış seferinin planlamaları, lojistik hesaplar en ince noktasına kadar yapılırdı. Atı ilk ehlileştirenler, at arabalarına evlerini yükleyip binlerce kilometre öteye göç edebilen, bu göçlerde arabaların, tekerleklerin, hareketli yurt çadırlarının bakımını yapan insanlardı.

Bu yeteneğin bugün lojistik uzmanı olmaya,........

© Mir'at Haber