BAYRAMLAR BOŞ GELİP BOŞ GİTMESİN ALLAHIM!
BAYRAMLAR BOŞ GELİP BOŞ GİTMESİN ALLAHIM!
Gazze, Batı Şeria, Filistin, Türkistan, İran, Lübnan yaralıyken, bizim gülüp oynamaya, bayram etmeye, sevinmeye nasıl hakkımız olur ki? Utanıyoruz, sıkılıyoruz, üzülüyoruz. Onun için kurban bahane bizim için; bizim derdimiz hasrettir, özlemdir, vuslattır, vahdettir, BİZ olmaktır ve ÜMMETİ MUHAMMED OLMAKTIR… Evet, evet tam da o.
NEREDE BİR MAZLUM VARSA ORADA BİZİM GÖLGEMİZ OLMALI… Gözümüz, gönlümüz, sevgimiz, sevdamız bulunmalı…
Bayram hasat günüdür. Ve hasat bir bayramdır. Hasatı yapanlar bayramı hak edenlerdir. Yani “kendimize hak gördüğümüzü iman ve insan kardeşlerimize çok görmemektir.” “Komşusu/kardaşı açken kendi tok yatmamaktır.” Peki bu bayram elimize ne geçti? Elimize derken, cebimize midemize değil; aklımıza, irademize, vicdanımıza, ahlâkımıza ve kalitemize bir şey inmeliydi? TAKVA… Evet, evet takva inmeliydi. Nedir takva?
Takva sorumluluk bilincidir, duyarlı davranıştır, güzel ahlâktır, Allah’ın verdiklerinden Allah’ın kullarına vermektir, yeryüzünde Allah’ın kolu olmaktır, düşeni kaldırmaktır, kimsesizlerin kimsesi olmaktır, paylaşmaktır/ikram etmektir, yemek ve yedirmektir. Manevi bağışıklık sistemi kazanmaktır. Kötüye ve........
