15 TEMMUZLAR YAŞAMAK İSTEMİYORSAK
15 TEMMUZLAR YAŞAMAK İSTEMİYORSAK
Her türlü istismar kötüdür fakat dinin istismar edilmesi en âdice ve en alçakça bir iştir. Süfli emellerini gerçekleştirmek için cami kürsülerini salya sümük kullanan Fethullah’ın istismarına; “alçakça yapılmış bir istismardır” demek yetmez. Çünkü alçağın da bir seviyesi vardır. Bu seviyesizin istismarı “alçak” ötesi, “çukurca” yapılmış bir istismardı. Zira Fetö lideri “çukur” bir kişiliğe sahip, satın alınmış “karaktersiz” bir karakterdir. Ateşi bol olsun.
Önümüzdeki çarşamba günü 10’uncu yılını kutlayacağımız 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünü gerçekleştirenlerin faaliyetleri incelendiğinde, Müslümanların zekâtlarını, infaklarını, kurbanlarını ve çocuklarını hain emellerine alet eden, işlerini istişare ile değil, “hocaefendi”lerinin iki dudağı arasından çıkan sözlerle yürüten bir yapılanma olduğunu görürsünüz. Bir üst akıl tarafından yönlendirilen bu “hocaefendi”, onlara göre dini en iyi anlar, siyasi yönlendirmeyi/hangi partiye oy verilmesi gerektiğini en iyi o bilir, sizin geleceğinizi, ne olmanız gerektiğini, hangi sektörlere, devletin hangi kılcal damarlarına sızmanız gerektiğini en iyi o bilir…
İşte 15 Temmuz darbe girişimini, Sahih İslam inancıyla değil de bu tip “hocaefendinin” anlattığı hurafelerle yetiştirilmiş haşhâşî bir grup yapmıştır. Tehlike bitmiş değildir. Aynı ve benzer hurafelerle beslenen daha nice gruplar vardır Türkiye’mizde…
Salya-sümük ne diyordu Fetö terör örgütünün uluslararası kukla lideri?:
“Ben Allah’ı gördüm. Kâinatı Muhammed’im için yarattım, senin için devam ettiriyorum.”
“Rasûlullah’ı, Medine’de kabri başında ziyaret ederken tecessüm ederek bana göründü ve ona ‘Ne olacak bu ümmetin hali?’ dedim. Ümmetin halini sana emanet ediyorum dedi.”
“Rasûl şuradan çıkıp gelse ve bana müdahale etse ‘Ey Nebi! Sen vazifeni yaptın, söyleyeceklerini söyledin gittin. Şimdi söz bende’ derim.”
Fetö’nün haşhâşîleri de ziyarete gelenlere: “İçeri girmeyin. Hocaefendi Rasûlullah’ın ruhaniyeti ile istişare halindedir. Hangi ülkede okul açılması gerektiğini istişare ediyorlar” diyorlardı.
Bu sözler bir iftira değildir. Bunlar, kırk yıl onunla beraber hizmet etmiş olan Latif Erdoğan ve Prof. Dr. Ahmet Keleş’in naklettikleri sözlerdir.
Bu tür sapık inanışlar sadece Fetö mensuplarında mı var? Hayır. Bakın: 15 Temmuz 2016 akşamı darbe........
