ALLAH’A İNANAN ADAM: EBU CEHİL
ALLAH’A İNANAN ADAM: EBU CEHİL
İslam tarihi, yalnızca iman edenlerin değil, inandığını söyleyip hakikate direnenlerin de hikâyesidir. Bu direnişin en çarpıcı simalarından biri, Kur’an’ın “cehennemliklerin öncüsü” olarak işaret ettiği isimdir: Ebu Cehil. Asıl adı Amr bin Hişam olan bu kişi, Mekke toplumunda aklı, hitabeti ve siyasi gücüyle tanınan bir figürdü. Ancak Kur’an onu “Ebu’l-Hakem” değil, Ebu Cehil olarak anmıştır. Bu isimlendirme basit bir lakap değil, bir duruşun teşhisidir..
Ebu Cehil Allah’a İnanıyor muydu?
Evet. Bu cevap bazılarını şaşırtır ama nettir: Ebu Cehil Allah’ın varlığını inkâr etmiyordu. Mekke müşriklerinin büyük çoğunluğu gibi o da Allah’ı göklerin ve yerin yaratıcısı olarak kabul ediyordu. Kur’an bu gerçeği açıkça bildirir:
“Andolsun ki onlara ‘Gökleri ve yeri kim yarattı?’ diye sorsan, mutlaka ‘Allah’ derler.” (Lokman, 25)
Ebu Cehil’in problemi Allah’ın varlığıyla değil, Allah’ın hayata müdahalesiyleydi. Allah vardı, fakat hüküm koymamalıydı. Allah vardı, fakat ticarete, siyasete, toplumsal düzene karışmamalıydı. İşte kopuş tam da burada başladı.
İbadet Ediyor muydu?
Evet, ediyordu. Kâbe’yi tavaf ediyor, putlar adına kurban kesiyor, hac ibadetini sürdürüyor, adaklar adıyordu. Yani “dinsiz” değildi. Dindardı. Fakat bu dindarlık, Allah’ın razı olduğu bir yöneliş değil; geleneğin, çıkarın ve gücün şekillendirdiği bir inanç biçimiydi.
Ebu Cehil için ibadet, hayatı dönüştüren bir bilinç değil, sistemi ayakta tutan bir araçtı.
Peki Neden Hz. Muhammed’e (sav)........© Mir'at Haber
