CHP’NİN VE “CEMAATLERİN” BUGÜN YAŞADIKLARI; GEÇMİŞTE DERDİ HAKKIN HAKİMİYETİ OLAN ERBAKAN’IN MÜCADELESİNE TAKOZ OLMALARI MI?
CHP’NİN VE “CEMAATLERİN” BUGÜN YAŞADIKLARI; GEÇMİŞTE DERDİ HAKKIN HAKİMİYETİ OLAN ERBAKAN’IN MÜCADELESİNE TAKOZ OLMALARI MI?
Tarih, sadece akıp giden günlerin kaydı değil; fikirlerin, niyetlerin ve duruşların amansız bir süzgecidir. Zaman zaman geriye dönüp bakmak, şahit olunan süreçlerin vicdani muhasebesini yapmak, hakikate borcu olan her insanın kaçınılmaz sorumluluğudur. Aynı çağın havasını solumuş, aynı sancıları bizzat yaşamış bir şahit olarak bugün zihnimi kurcalayan ve engellemekte zorlandığım çetin sorular var. Bu soruların odağında ise; nebevi bir ahlakla siyaset yapan, davasını kişisel ikbalinin üstünde tutan merhum Necmettin Erbakan Hoca’mızın basireti ile onun bu adanmışlığına köstek olmayı tercih edenlerin sergilediği acı vefasızlık yer alıyor.
Sorularımın merkezindeki Erbakan Hoca; Davası hakikatin hâkimiyeti olan, sadece Türkiye’yi değil, küresel ölçekte dünyayı yönetecek vizyona, birikime ve ahlaka sahip büyük bir liderdi. O, ne zaman kendi camiası veya meşrebi dışındaki gruplar hakkında bir soruya muhatap olsa, İslam kardeşliği hukukunu ve hassasiyetini her şeyin üstünde tutardı. Çatışmacı bir dili kararlılıkla reddeder; soru soranların muhtemel niyetlerini dahi basiretiyle süzerek, ‘vahşet medeniyetinin’ mensuplarını sevindirecek hiçbir söyleme prim vermezdi. Bu, derin bir incelik ve nebevi bir duruşun tecellisiydi.
Peki, bu inceliğin ve yüksek basiretin........
