menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KUR’AN AÇISINDAN İSA’NIN NÜZULÜ (2)

36 0
18.06.2026

KUR’AN AÇISINDAN İSA’NIN NÜZULÜ (2)

Malum olduğu üzere Hristiyanlar arasında İsa’nın tabiatı konusunda temel görüş ayrılıkları var. Bu görüş ayrılığı Hristiyan teolojisinin temelini oluşturur. Tartışma doğrudan “tanrının zatı ve tabiatı”yla ilgilidir. İslam kelamında “Allah’ın zatı” müzakere veya tartışma konusu değildir, bu yüzden İslam kelamına “teoloji” denmez, hatta “ilahiyat” dense bile pek uygun kaçmaz. Bu açıdan yüce Allah’ı tenzih açısından Müslüman kelamcıların “Zat, isimler ve sıfatlar” konusunda geliştirdikleri literatür biriciktir.

Kimine göre İsa beşeri bir tabiata sahipti (nasuti), kimine göre Tanrı’nın oğluydu, hatta Tanrı onda bedenlenmişti (lahuti). Akıbeti konusunda da, onun çarmıha gerilip öldürüldüğüne inananlar olduğu gibi; Barnabas İncili’nde geçtiği üzere çarmıha gerilmedi, muhtemelen onu Romalılara ihbar eden Yahuda ona benzetilerek çarmıha gerilip öldürüldü, diyenlere de yok değil. Bu Kur’an’ın verdiği bilgi ve haberlerle örtüşen bir görüştür (Bkz. 3/Al-i İmran, 55). Şu var ki, Kur’an-ı Kerim, bu iddia sahiplerinin konu hakkında bilgilerinin olmadığını, bütün bildikleri bir zandan ibaret olduğunu söyler.

Bir başka açıdan bakıldığında Kudüs Kilisesi’ne göre İsa’nın çarmıha gerilmesi Mesih’in misyonuna aykırıdır yani sahiden çarmıhta öldürülmüşse ilahi misyon tamamlanmamış, ilahi murat tahakkuk etmemiş demektir. Çünkü kilisenin öğretisine göre Tanrı’nın krallığını tesis etmek ve Yahudileri kurtarmak üzere İsa dünyaya gelmişti, öldürülmüş olması bu iki misyonu iptal eder. Bu durumda geriye iki seçenek kalmaktadır: Ya göğe çekilmiş olup tekrar yeryüzüne inecektir (nüzul) veya öldürülmüş ama üç gün sonra dirilip geldiğini iddia etmiştir. Aziz Pavlus bu inancı formüle etti. Onun öğretisinde haça gerilmeden önceki İsa önemli değil, haçtan sonraki İsa önemlidir.

Anlatıma göre bu sırada Hz. İsa-Barabbas olayı yaşanmaktadır. Barabbas cinayet işlemek, hırsızlık yapmak ve başka suçlar dolayısıyla ölüme mahkûm edilmiş, kötülük timsali biridir. Hz. İsa ise, Yahudilerin bozulmuş inançlarını düzeltmek, tekrar insanları ilahi vahiy istikametinde yaşamaya davet etmek istemektedir. O da zindana atılmıştır. Romalıların geleneklerine göre Fısıh bayramında her sene ölüme mahkûm birini serbest bırakırlar. Roma’nın Kudüs valisi Pontius Pilatus, “İsa mı, Barabbas mı serbest kalsın?” diye halka sorar. Din adamlarının önderliğinde toplanan Yahudiler Barabbas diye bağırır. Pilatus şaşkınlık içindedir, aslında İsa’nın suçsuz olduğunu bilir, Yahudileri kışkırtan önde gelenleri yatıştırmak amacıyla onu hapse atmıştır. Pilatus İsa’dan yana telkinlerde bulunur:

 “Pilatus onlara dedi:

-Ben İsa’da hiçbir suç bulmuyorum, Fısıh’ta bir kişiyi salıvermek âdetinizdir. İmdi ister misiniz ki, sizin için İsa’yı salayım? Bunun üzerine bağırıp dediler:

-Onu değil, Barabbas’ı sal!” Barabbas bir haydut idi. (Yuhanna, 18:35-40; Markos, 15; 6-15; Matta, 27: 15-26; Luka, 23: 13-25.)

Buna bir toplumun “Barabbas ahlakı”nı daha doğrusu ahlaksızlığı edinmesi denebilir. Belli iktidar seçkinlerinin derin etkisinde halkın temiz ve iyi insanları istememesi, hatta hayatı onlara dar etmeye çalışması tarih boyunca görülen bir teamüldür. Lut aleyhisselam ve ailesinin başına gelen de böyle bir olaydı (bkz. 7/A’raf, 82; 27/Neml, 56). Günümüzde halk, demokratik prosedüre uygun Hitler, Trump, Netanyahu ve bu tayfadan kimseleri seçip başa getiriyorsa, Barabbas’ın ahlaksızlığını edinmiş demektir.

Sayıları azımsanmayacak bir bilginler gurubu, 159.  ayetten “Andolsun, Kitap ehlinden, ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur. Kıyâmet günü, o da onların aleyhine şahit olacaktır” ve elbette konuyla ilgili rivayet edilen hadislerden hareketle, Hz. İsa’nın tekrar yeryüzüne ineceğini; Kur’an’la hükmedeceğini, Mehdi’nin arkasında namaz kılacağını, domuzu öldüreceğini, cizyeyi kaldıracağını ve haçı kıracağını ileri sürmektedirler. Bu görüşte olanlara göre, söz konusu ayet açık değilse bile kuvvetli bir şekilde Hz. İsa’nın nüzulüne işaret eder, hadisler ise apaçık olarak bunu haber verir.

Ancak, bu ayeti Nüzul-u........

© Mir'at Haber