menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

MEKKE ANTLAŞMASI NEREYE VARIR? TÜRKİYE NE KAZANIR, NE KAYBEDER?

21 0
09.08.2026

MEKKE ANTLAŞMASI NEREYE VARIR?  TÜRKİYE NE KAZANIR, NE KAYBEDER?

“Nereden çıktı Mekke Antlaşması?” yönündeki tartışmaların uzun süre daha devam edeceği anlaşılıyor. Türkiye’nin ABD ile geçmişte yaşanan sorunlar nedeniyle farklı arayışlara girmesi, Rusya ve Çin ile yakınlaşması, ABD’nin karşı çıkmasına rağmen Çin’den savunma sanayii için tedariklerde bulunması, Rusya’dan S-400 alınması, Türkiye’nin Şanghay İşbirliği Örgütü’ne katılma isteği gibi konular dikkate alındığında herkesin bu soruyu sorması gayet normal.

Çok kez yazdım. Erdoğan liderliğindeki AK Parti iktidarı, Milli Görüş geleneğinden gelen bir iktidar olsa da konjonktüre göre kendini sürekli yenileyen bir iktidardır. Bunun nedeni, gerek dünyanın gerekse ülkenin hızlı bir değişimle karşı karşıya kalmakta olmasıdır.

Türkiye’nin Batı Bloku ile karşı karşıya kaldığı dönemlerde Batı’nın siyasi alana müdahale etmesi ve yeni aktörleri devreye sokmaya çalışması, içeride sık sık strateji değişikliğine yol açtığı gibi, bölgedeki gelişmelerin Türkiye’ye olumsuz etkiler yapmasını engellemek için de çelişkili görüntüler veren kararlar almak zorunlu hâle geliyor.

Buradan bakıldığında, çelişkili kararlar vermeyi zorunlu hâle getiren temel etkenlerden birinin, dünyayı kuşatmış olan süper ve yarı süper güçlerin sık sık politika ve görüş değişikliğine gitmesi olduğu görülüyor. ABD yönetiminin sabah akşam farklı şeyler söylediğini, bir dediğinin diğerine hiç uymadığını dikkate alırsak, Türkiye’nin statik bir duruşu ilke edinmesinin ne derece yanlış olacağı ortaya çıkar.

O nedenle Türkiye’nin dün çeşitli gerilimler yaşadığı, Kaşıkçı cinayetiyle iyice tırmanan Suudi Arabistan-Türkiye ilişkilerinden savunma anlaşması yapılma noktasına gelinmesini, değişen dünya ve bölge konjonktürü üzerinden değerlendirmek gerekmektedir.

Yapılan antlaşmaya bakarsak, bu antlaşma; Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında savunma alanında şekillenen stratejik iş birliği ve kolektif güvenlik hedefleri doğrultusunda, bölgesel dengeleri yeniden tanımlama potansiyeline sahip üçlü bir diplomatik hamledir.

Temel amacı, Asya ile Orta Doğu hattında güçlü bir savunma ve güvenlik ekseni kurmak olan bu pakt, tarafların askerî yeteneklerini birleştirerek ortak tehditlere karşı caydırıcılığı artırmayı hedeflemektedir.

Türkiye’nin gelişmiş savunma sanayii teknolojisi ve insansız hava araçlarındaki tecrübesi, Suudi Arabistan’ın yüksek finansal kaynakları ve yatırım kapasitesi ile Pakistan’ın güçlü nükleer caydırıcılığı ve askerî insan gücü, bu birlikteliğin stratejik sacayaklarını oluşturmaktadır.

Bu iş birliği sayesinde taraflar; ortak askerî tatbikatlar, teknoloji transferi, savunma sanayii........

© Mir'at Haber