menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Güc”e karşı, “güç”le karşı koymak!

13 0
07.03.2026

Bismillâhirrahmanirrahîm!

CENEVRE’DE, İran ile ABD heyetleri arasında “müzakere masası” kurulmuştu. Hatta, müzakereciler, “Bir sonraki görüşmede anlaşmaya varacağız” müjdesi vermişlerdi. Tam bu safhada 27-28 Şubat günleri, Amerika, İsrail’i de yanına alarak İran’a “kalleşçe” saldırdı. İki günde İran 1.200 bombayla vuruldu. Durum, sömürgeci ABD ile Siyonist İsrail’in gözü dönmüşlüğünün işaretidir.

İlk iki günde İran’ın Dinî Lideri Ali Hamaney, Genel Kurmay Başkanı Abdurrahim Musevî başta olmak üzere 25 kadar üst düzey yetkili şehit oldu. Haçlı-Siyonist İttifakı yalnız askerî hedefleri vurmakla yetinmedi; sivilleri de hedef aldı. Hürmüzgân eyaletindeki bir kız ilkokulunu hedef alarak, 165 cennet kuşu örneği kızımızı şehit etti. Şehitlerin toplam sayısı 800 civarında!

İran, iki günlük saldırının sonunda ABD ve İsrail’e çok sert karşılık verdi. ABD’nin Katar, Bahreyn, BAE, Kuveyt, Umman ve Suudi Arabistan’daki askerî üsleriyle, Dubai’deki ABD Büyükelçiliği’ni bombaladı. 3 Mart gecesi İran, Tel Aviv’i delik deşik etti. İran’ın demir yumruğu füze ışıklarıyla geceyi gündüze çevirdi. İran’ın kararlı, sert duruşu bölgedeki dengeleri altüst etti.

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, “Hamaney’in intikamını alacağız” derken; Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Trump ve Netenyahu’ya; “Kırmızı çizgimizi aştınız, bedelini ödeyeceksiniz. Tüm senaryolara karşı hazırlıklıyız” açıklaması yaptı. İran Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani de, “Hamaney’i öldürmekle bizim kalbimizi yaktınız. ABD ve İsrail’i hiç görmedikleri güçle vuracağız” karşılığını verdi.

BİLGİ, yetişmiş nitelikli insan, ekonomi, silahlar; disiplinli ve savaş gücü yüksek bir ordu, hep birer güçtür. Bu güçlerin ülke ve insanlık için kullanılması o kadar önemli ki! Alınan kararlar insan onurunu korumalı; “barış”a hizmet etmelidir. Böyle bakarsak, Türkiye’deki askerî üsler kime hizmet ediyor, dersiniz? Türkiye’ye mi? Komşularımıza mı? İnsanlığa mı?

ABD ve İsrail’in birlikte İran’a saldırdıkları bir haftadan beri, Saadet lideri Arıkan, “ABD’ye ait İncirlik ve Kürecik üslerini kapatın” demekten yoruldu. Niçin? Bu üslerin Türkiye ve İran’a zarar verdiği için! Malatya’daki Kürecik Radar Üssü özellikle İran ve Türkiye’den enformasyon sağlıyor. İran’da yaşananlar saniye saniye izleniyor. Türkiye, böyle bir görev üstlenebilir mi?

Medyaya yansıdığına göre, Ali Hamaney ve yakın çalışma arkadaşlarını aylarca izlemişler. ABD, Hamaney ve yakın çevresinin bulunduğu yeri, elleriyle koymuş gibi bildikleri için, Hamaney’le ilgili ilk “ölüm” haberini Trump verdi. Bu durum bizim vicdanımızı sızlatmıyor mu?

Genel Kurmay İstihbarat eski Başkanı İsmail Hakkı Pekin, Kürecik Radar Üssü’ndeki bilgiler İsrail’e gidiyor. ABD’ye giden bilgi İsrail’e de gidiyor. Kürecik’in bize faydası yok; ama ABD ve İsrail’e faydası var, diyerek şöyle konuştu: “Kürecik’in içerisini biz kontrol etmiyoruz. Dış emniyetini sağlıyoruz. İsrail açısından önemli bir yer.” (Millî Gazete, 3 Mart 2026)

ABD ve İsrail, tarihlerinin en zor dönemlerinden birini yaşıyor. Savaş, Trump’ın kontrolünden çıkmaya başladı. Trump, hiç planlamadıkları bir dirençle karşılaştıklarını itiraf etti. Netenyahu İsrail’den kaçtı. Almanya’da olma ihtimali konuşuluyor. “Öldü” diyenler de var. İsrail halkı yeni bir “yurt” arayışında! Her iki taraf da moral olarak çöktüler.

Trump’a ülkesinden ve dünyadan tepkiler yağıyor. ABD eski Başkanı Obama, “Trump siyasi söylemlerini sertleştirdi. Tartışma düzeyini geriletti. Nezaketsiz, utanma duygusu olmayan bir palyaçoya döndü” (15 Şubat 2026) demişti. ABD eski Başkan Yardımcısı Kamala Harris, ABD Kongre’sini derhal harekete geçmeye çağırdı: “Trump bizi istemediğimiz bir savaşa sürükledi.” (1 Mart 2026)

ABD halkı da Trump’a öfkeli. Savaşçı yapısının ülkeye, dünyaya zarar verdiğini düşünüyorlar. Demokratların tepkisi daha büyük. Trump’ın İran ve ABD arasında müzakereler sürerken İran’a saldırması “barış düşmanlığı” olarak algılandı. Kız okulunu bombalayıp öğrencileri öldürmesi “savaş suçu” olarak görülüyor; yargılanmayı gerektiriyor.

Büyük görev İslâm dünyasına düşüyor. Erbakan Hoca “İslâm Birliği”ni bugünler için kurmak istiyordu. Ne kadar örtmeye çabalasalar da, ABD ve İsrail hezimete uğradı. İslâm dünyasının toparlanması, kenetlenmesi ve tarihî görevini yapma zamanıdır. Batı’nın dünyaya vereceği bir şey olmadığı görüldü. Trump acilen durdurulmalıdır. Dünyanın huzur ve barışı için, dünyayı iyi okuyan, şefkatli, merhametli liderlere ihtiyaç var. Müslüman kalk, doğrul ve görevinin şuuruna var!


© Milli Gazete