Kalitesizliği alkışlamak
Yıllar önce Star TV ekranlarında, milyonlarca dolarlık bütçesi ve bir o kadar gişesi olan Truva filmini izlemiştik. Filmi izlerken, bir kez daha hayıflanıp, kara kara düşünmeden edememiştik.
Türk sinemasının neden kendisine ait bir dili yok? Türk sineması, neden Truva gibi, Cesur Yürek gibi bir filmi çekebilmekten aciz?
Türk filmleri, küçük bütçeli filmlerle, aşk-meşk konularıyla ve insanı bayıltan senaryolarla daha ne kadar yalnızlar kulvarında tek başına koşmaya devam edecek? Kendisiyle röportaj yaptığımız Arabesk müziğin tartışmasız kralı Orhan baba bile, o günlerde tarih okuduğunu söyleyip, “Çağ açıp çağ kapattığımız İstanbul’un fethini bile sinemaya aktarmaktan aciziz” şeklinde bir değerlendirme yapmıştı.
Doğruya doğru!
Senaryo sıkıntınız yok… Tarihin her dönemine ait, her birisi kırılma noktası olan nice zaferlerimiz var. Anadolu’nun her karış toprağında bize ait medeniyet halkaları var. Ama biz, yıllardır Holywood’un karikatürü bile olamayacak mevzularda, kendimiz çalıp kendimiz oynuyoruz.
Mesela, beynelmilel arenada kendimizi birlikte........
