menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Denizle kurulmuş bir şehir, denizi neden kullanmaz?

21 0
12.04.2026

İstanbul’un en büyük çelişkisi nedir biliyor musunuz?

Denizin ortasında yaşayıp, karaya mahkûm bir ulaşım sistemine sahip olmak.

Sabah köprü trafiğinde beklerken bakıyorsunuz Boğaz akıyor.

Akşam E-5’te sıkışırken birkaç yüz metre ötede Marmara uzanıyor.

Ama biz direksiyona, kavşağa, ışığa ve şeride bağımlı yaşıyoruz.

Oysa İstanbul bir kara şehri değildir.

İstanbul bir deniz şehridir, bir MAVİ VATAN şehridir.

Ve deniz bu şehir için lüks değil, nostalji değil, turistik bir süs değil; mecburiyettir.

İstanbul’da Deniz Ulaştırması Neden Şart?

Çünkü coğrafya bunu söylüyor.

İstanbul düz bir metropol değil; suyla bölünmüş, suyla şekillenmiş bir kenttir. İki kıta arasında gidip geliyoruz. Kuzeye çıktıkça kıvrılan bir Boğaz hattında yaşıyoruz. Haliç şehrin içine doğru uzanıyor.

Bu coğrafyada en doğal ulaşım hattı denizdir.

Kara yolu engellidir. Köprüye bağlıdır. Tıkanır. Psikolojik stres üretir.

Deniz ise kesintisizdir. Şerit daraltmaz, kavşakta bekletmez.

Üstelik deniz ulaşımı:

• Yakıt tüketimini azaltır

• Karbon salımını düşürür

• Şehre nefes aldırır

Ama en önemlisi şudur:

Bu bile tek başına yeterli bir sebeptir.

Peki Neden Denizden Yeterince Yararlanmıyoruz?

Çünkü denizi hiçbir zaman ulaşımın merkezine koymadık.

Vapuru hep “güzel bir........

© Milli Gazete