menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran'ın Misillemesi ve Siyonist Rejimin Çöküş Senaryoları

30 0
17.03.2026

"Netanyahu komada mı, yoksa bir yapay zeka oyunuyla mı karşı karşıyayız?"

Bu soru, son günlerde Ortadoğu siyasetinin en kritik sorusu haline geldi. İran Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü'nün dün yaptığı açıklamalar, bölgedeki dengeleri kökünden sarsacak nitelikte. Amerikan üslerinin yüzde 80'inden fazlasının imha edildiği, stratejik radarların yerle bir olduğu bir tablodan söz ediyoruz. Üstelik bu, İran'ın resmî açıklaması.

Hatırlarsanız, daha önce Trump'ın sözde "barış planını" eleştirdiğim yazımda, galebe çalınamamış bir savaşı zafer ilanına dönüştürme çabalarının akim kalacağını yazmıştım. İşte o gün bugündür. İran, "sürprizleri, düşmana ezici bir darbe indirme yöntemidir" diyerek, Amerikan gücünün Ortadoğu'daki kırılganlığını tüm dünyaya göstermiş oldu.

İran Silahlı Kuvvetleri'nden Tarihi Açıklama

Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü'nün açıklamalarını aynen aktarıyorum:

"Eğer Amerika, Hark Adası'ndaki tesislere ve adadaki petrol terminaline yönelik bir saldırıda bulunursa, saldırgan ülkenin tüm petrol ve doğalgaz tesisleri derhal bir kül yığınına dönüştürülecektir."

Bu, açık ve net bir tehdittir. Amerika'ya gönderilmiş son uyarıdır. Üstelik bu tehdit boş bir laf değil, sahada kanıtlanmış bir kapasitenin ifadesidir.

Açıklamanın devamında şu ifadeler yer alıyor:

"Ülkemiz silahlı kuvvetlerinin ateş üstünlüğü sürecinin devamında, son günlerde yayınlanan uydu görüntülerine göre, İslam Cumhuriyeti İran Silahlı Kuvvetleri, Amerikalı teröristlerin üslerindeki stratejik radarların, kilit, önemli ve hayati noktalarının yüzde 80'inden fazlasını imha etmiştir."

Yüzde 80! Bu rakam, sıradan bir askeri başarının çok ötesindedir. Amerikan istihbaratının gözü, kulağı olan radarların yok edilmesi, bölgedeki Amerikan varlığını âmâ hale getirmiştir.

"Bu üste meydana gelen çok şiddetli patlamalar, üssün boşaltılması emrine yol açtı ve Amerikalı teröristler, savaş uçaklarını bu üsten çıkararak daha uzak mesafelerdeki diğer üslerine nakletmek zorunda kaldı."

Yani Amerikan askerleri kaçıyor! Bunu açıkça yazıyorum: Süper güç, İran'ın karşısında geri çekilmek zorunda kalıyor.

Bir diğer kritik operasyon ise şöyle duyuruldu:

"Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri, bu sabah erken saatlerde gerçekleştirdiği hassas ve ezici bir operasyonla, Amerikalı teröristlere ait 'El-Zafra' Hava Üssü'nün ana mühimmat deposunu hedef aldı."

Hatam'ül-Enbiya Karargahı: İran'ın Sürprizleri Düşmana Darbedir

Hatam'ül-Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü'nün sözleri ise stratejinin özetidir:

"İran'ın sürprizleri, güçlü silahların yanı sıra, düşmana ezici bir darbe indirme yöntemini de kapsamaktadır."

Bu, İran'ın sadece teknolojik değil, aynı zamanda taktiksel üstünlüğünün de ilanıdır. Düşman ne zaman, nereden, nasıl bir darbe yiyeceğini asla kestiremez.

Kalibaf'tan Ateşkes Dersi

İran Meclis Başkanı Kalibaf'ın El-Arabi El-Cedid'e verdiği demeç, diplomasi tarihine geçecek türden:

"Ateşkes, ancak yeniden savaş çıkmayacaksa mantıklıdır. Yoksa ateşkesin sadece düşmana, radarlarının imha edilmesi veya önleyici füze sıkıntısı gibi kendi sorunlarını çözmesi için fırsat yaratıp ardından bize tekrar saldırması anlamına gelmemelidir."

Ne kadar yerinde bir tespit! Batı'nın ateşkes anlayışı, tıpkı Osmanlı'nın son döneminde dayatılan mütarekeler gibi, düşmanın nefes almasını sağlamaktan ibarettir. Kalibaf bunu görüyor ve söylüyor:

"Biz ateşi, düşman saldırısından gerçek anlamda pişman olana, dünyada ve bölgede siyasi ve güvenlik koşullar hazır hale gelene ve tehdit ile savaş bölgede gerçekten sona erene kadar sürdüreceğiz."

"Düşman pişman olana ve dünyada ve bölgede uygun siyasi ve güvenlik koşullar oluşana kadar ateşkesi kabul etmeyeceğiz."

Bu sözlerin altını üç kez çiziyorum: İran, artık kimsenin oyununa gelmeyecek. Tecrübe konuşuyor, tarih konuşuyor, direniş konuşuyor.

Kalibaf'ın bir diğer açıklaması da İran'ın savaş hazırlığını gözler önüne seriyor:

"Kendimizi uzun vadeli bir savaşa hazırladık. Hem yeterli füze ve İHA stokumuz var hem de bunları üretme kapasitemiz var."

"Sanırım artık Amerikalıların İran'ın saldırı gücünü yok etme yönündeki laflarına kimse inanmıyor. Hem yeterli füze ve İHA stokumuz var hem de bu teknoloji yerli olduğu için bunları üretme kapasitesine sahibiz. Üstelik düşmanın önleyici füzelerinden çok daha yüksek bir hızla ve çok daha ucuza."

Pezeşkiyan'dan Macron'a Tarihi Ders

Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın Fransa........

© Milli Gazete