Vatan denen mehlika
Anguzu tepeden aşağılara bakıp düşündüm de.
Nasıl geldiler buralara.
Feth Ahmet ve yoldaşları.
Hangi sevdalarla yola çıkıp,
Candan tatlı canan olan yurt için,
Tatlı canlarından vazgeçtiler.
Her ellerinden alınmak istendiğinde Harput.
Şövalyeler birlik olup toparlanıp geldiklerinde.
Süt kalesinde vurulup,
Yemyeşil fidanlar olarak dirildiler.
Ulu kayalarda çarmıha gerildiler.
Kolları bacakları ayrılıp,
Kefenlenecek bedenleri bulunamadı.
Otağtepe’den baktığım Asitane’de de aynı süveyda.
Bu kez Feth Mehmet’in düşlerini süsleyen güzeldi,
Has bahçenin gülü için can vermeye hazırdı kendisi ve yoldaşları.
Her gidenle, her düşenle, her yıkılanla darmadağın olsa da.
Kavuştuğunda hayalini kurduğu afitapa.
Gayrı onu korumaya adanmıştır canlar.
Kimilerinin hâlâ yasını tuttuğu,
Emperyalistlerin hıncını almak için türlü tuzaklarla kuşatılsa da,
Modern zamanın erenlerinde de artan........
