menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Yaşasalardı burka giyeceklerdi”

11 0
sunday

İran Milli Futbol Takımı, Antalya’da kampta.

Maça, ABD-İsrail'in okula düzenlediği saldırıda şehit ettiği kız çocuklarına dikkat çekmek için çocuk sırt çantalarıyla çıktı.

Yüzlerinden acı okunan futbolculara karşın katiller müsterih.

Bu utanç onlara yeter diyoruz.

Büyük bir tarihi geçmişe sahip İran, cahil katiller tarafından vurulurken,

Katiller ne çocuklara acıyor ne de insanlığın en büyük mirası olan sanat eserlerine.

Çocukları, annelerini, öğretmenlerini öldüren caniler, kanlı elleri ile kadınlar gününü kutlamaktan da geri kalmadı.

Bu ne yaman çelişki ki, İslam ülkeleri katillerin yanında yer alıp, İran’ı saldırganlıkla suçladı.

Olağanüstü günler yaşadığımız süreçte, yakın geçmişte Irak’ a asker göndermek için teskere çıkarmaya uğraşanları bir kez daha anımsadık.

ABD’nin her isteğine boynumuzu uzatmak çok ağır gelmekte.

Yetmezmiş gibi adeta ABD ve İsrail tarafından fonlanmış İslamcıları izledik sahnede.

Her gün İran’ın nasıl kötü olduğunu yazdılar, Türk halkını komşusundan soğutmak için.

Katiller, mezhepsel farkı her dönemde kullanıp bölge ülkelerini birbirine kırdırmayı iyi bildiğinden içimizdeki akılsızlar hemen bu gemiye atlayıveriyorlar.

Devasa bir İslam uygarlığının da köklerini söküp atabilir miydiniz acaba.

Isfahan Mescid-i Cuma’sının firuze çinilerinden ar duymadan yapıldı savaşa hazırlama taktiği.

Soğuk savaşın gereksinimi psikolojik olarak halkı, İran’a kışkırtma görevi alanlara da bu utanç yeter.

Katillere saygıda kusur etmeyenlere karşın, şeytanlar son derece pervasız.

Trump, "Hark Adası'nı tamamen yerle bir ettik, ama eğlence olsun diye birkaç kez daha vurabiliriz" dedi.

Kıyımı, yıkımı, katliamı eğlence görmekte.

ABD Savaş Bakanı P. Hegseth, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin, "Bu tür şeyler can kaybı olmadan olmaz. Daha fazla can kaybı olacak. Hayatta kalacaklarını düşünen İranlılar endişelenmeli."

Çirkin Amerikalı, kendi gençlerini de ölü görmek istemekte;

“Bizim neslimiz, ABD'lilerin ülkeye tabutta dönmesinin nasıl bir şey olduğunu çok iyi bilir. Ölülerimizin çoğalması bizi zayıflatmaz, savaşı bitirmek için kararlılığımızı artırır” diyerek başkalarının çocuğuna da kıyacağını açıkladı.

İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Şikarçi, "Amerika'nın kukla gücüne güvenmeyin. Kendi zayıf ordularını bile savunamayan Amerikalılar, Müslüman ülkelerin ve bölgenin güvenliğini sağlayamazlar. ABD ve Siyonistlerin önderliğindeki küfür, şirk ve fitneye karşı İslam dünyasının birleşmesi" çağrısında bulundu.

Seri katil, İran’da minicik kız çocuklarını toplu olarak öldürmekten de kaçınmadı.

Minab'daki bir kız ilkokuluna düzenlenen saldırıda 168'i çocuk 180'den fazla kişi hayatını kaybetti. Okul, 40 dakika arayla iki kez vuruldu. Sivil bir okulun bu şekilde hedef alınması uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak değerlendirildi.

İngiliz gazeteci P. Morgan'ın sunduğu televizyon programında, ailelerin bakmaya kıyamadığı bu minik kız çocukları ele alındı. Söylemler bin parçaya bölünen çocuklar kadar acıklıydı.

Saldırı hakkında konuşan eski Beyaz Saray Siyaset Direktörü ve lobici M.A. Schlapp, Siyonist namluların ve füzelerin hedefi olan kadın ve çocukların zarar gördüğünü söylemenin "ikiyüzlülük" olacağını iddia edecek kadar insanlıktan uzaklaştı.

Batı'nın kokuşmuş zihniyetini özetleyen Schlapp;

“Bana göre bu saldırıların kadınlara ve çocuklara zarar verdiğini söylemek ikiyüzlülüktür. Çünkü bahsettiğin o kadınlar, çocuklar ve genç kızlar zaten barbar ve eşitsiz bir toplumda, burkanın arkasında, kariyer seçme özgürlüğü olmadan yaşayacaktı. İran’daki insan hakları, odak noktası yapılacak bir şey değil.”


© Milli Gazete