menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yaparsa yaparım yok

34 0
16.07.2026

Karınca, filin büyüklüğüne bakmaz, aldırmaz, korkmaz, işine ara vermez.

Gül, etrafının dikenlerle çevrili olduğunu bilmez bile.

O açar, etrafına güzel kokular saçar ve bunu yaparken kimseye hava atmaz, başa kakmaz.

Papatya, baharda gözlerini dünyaya açarken etrafa bakınmaz, “açarlarsa açarım” demez.

Yabana bakmaya gerek yok, ayağınız ağrırsa göz de ağrımaz ama gücü yettiği kadar göz, ayağına yardım gönderir.

Göz gö­revini, tırnak görevini, kol görevini ve beyin de görevini yapacak olursa birlik sağlanmış demektir.

Allah’ın “el-Cami” ismi vardır. El-Cami kıyamet günü insanları bir araya getiren manasına geldiği gibi, bu dünyada da kendi iradesine iradeleri râm ederek, insanla­rın gönüllerini ve bedeni güçlerini bir araya getiren mana­sına geliyor.

Bir araya gelme sadece kalıplarımızla değil. Aslında camiler de bir araya geliyoruz ama kalıplar geli­yor, kalpler değil. Hani şair:

“Leb zikirde gönül fikri cihanda

Arada kaldı sübha-i mercan mütereddit” demiş.

Dudak zikirde, fakat gönül dışarıda dolaşıyor. Adam hacca gittiğinde, bir de mercandan tespih getirmiş, onunla zikir çekiyormuş.

Estağfurullah, derken eli duruveriyor. Niye durur? O anda gönlü dükkândadır, çek peşindedir de ondan. “Acaba o herif parayı getirecek mi?” dediğinde eli durur.

Dikkat........

© Milli Gazete