İmtihan salonunda etrafa bakınmak
Üniversiteye, liseye, yerleştirme imtihanlarında veya görev alacağı bir yer için imtihana girdiğinde imtihandan sonra dışarı çıkınca bir saniyenin değeri binlerce ton altından daha değerli olduğunu hep bize hatırlatan saatin, “Salonun neresinde asılı idi?” diye sorulsa milyonlarca kişiden kaçı doğruyu söyleyebilir?
İmtihan günü sabahında uyanamayan insanların sayısı çok az ama ikinci gün sabah namazına uyanamayanlar!..
Bana, “Sabah namazına uyanma duası var mı?” diyenlere, “Yatsı namazını kıldıktan sonra yatağa girersen, sabah namazına uyanırsın” diyordum ama ömrüm boyunca “Çocuğumu önemli bir imtihana götüreceğim veya yollayacağım; uyanma duası var mı?” diyen olmadı.
İmtihan salonunda öğrencinin işi, başından aşkın.
Her soruya bir dakika; etrafa bakarsan kendine zarar verirsin.
Dakikadan zarar edersin.
Onun için başarı hedefli çalışkan öğrencilerin etrafa bakma şansları yok.
Her geçen dakika, kafasına düşen balyoz gibi gelir.
Ya yetiştiremezsem!.. Ateşleri içinde hem kavrulacak hem soruya ve cevaba yoğunlaşacak.
Haylaz öğrencilere “İmtihan nasıl geçti?” denildiğinde “İyi geçti” der ve yoluna devam eder.
Dünyamız, imtihan salonu.
Hangimizin imanı daha sağlam, hangimizin ameli/işi daha güzel imtihanından geçiyoruz.
Yediğimiz, içtiğimiz, tattığımız, tuttuğumuz, gördüğümüz, görmezden geldiğimiz, duyduğumuz, duymazdan geldiğimiz her şeyden sorulacağımız, bize İslam dini tarafından bildirilmiş.
Dünyayı ciddiye almayalım ama hayat bizim hayatımız, onu ciddiye alalım.
Sözümüzün her kelimesinden, gözümüzün her bakışından, özümüzün dışa........
