Garip kardeşime
Dikenler arasında gül, gariptir.
Acılar arasında bal, gariptir.
Garipler, bulundukları toplumun standartlarının dışında kaldıklarından gariptirler.
Ben, bir garibin gönlüne girdim veya girdiğimi zannettim.
Otuz yıldan fazla bir zaman içinde yüzlerce kere görüştüğüm halde her ayrılışta onu hep özledim.
Arada bir o da bana telefon eder, yalnız baş başa oturmak için tenha kahvehanelerden birini tercih eder ve orada en az kelime kullanarak çok anlamlı sözler dinlerim o garipten ben.
Garipti ama gariplerin babası, annesi, kardeşi, arkadaşı olduğu üniversite öğrencilerinin gönlünü almada, sevinçlerini paylaşmada, onları sevindirmede, gam yüklerini paylaşmada, streslerine ortak olmada, kederlerini gidermede eczanelerde bulunamayan bir garip ilaç gibiydi.
Otuz yılda beş bine yakın öğrencinin her birinin yurttaki odasının numarasını, maddi durumunu, ailesini, hangi fakültede okuduğunu bilirdi.
Her gün en azından iki tanesiyle şehrin sokaklarında dolaşır, öğrencinin, huyunda kirlenme olmuşsa veya eskiden varsa o kiri siler, izi dahi kalmaz, öğrenci de o kirden nasıl kurtulduğunu, kimin sildiğini bilemez.
Beş binin üzerinde mezun olan öğrencilerin, kimin nerede ne yaptığını o bilir ama mezun olup giden öğrenciler, onun kendilerini etkilediğini bilmezler.
Öğrencilerin her an yanındadır ama öğrenciler, onun farkında değillerdi.
Onun bulunduğu yurtta 150 kadar öğrenciye haftada bir gün sohbet yaparken, “Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız sayamazsınız” (Nahl Süresi ayet 16/18) ayetini anlattıktan sonra, “En çok sevdiğiniz nimetlerden üç tanesini aklınızda sıralayın bakayım” dedim bir dakika sonra, “Havayı hatırlayanlar parmak kaldırsın” dedim, iki kişi kaldırdı.
Hatırlamayanlara, “Üzülmeyin, kim olsa sizin gibi hatırlamazdı. Çünkü onsuz olmayan bu hayatta o hava, bize parasız verildiğinden değeri bilinmez, hatıra da gelmez” demiştim.
Her öğrencinin her an yanında olmaya, ömrünü bu yolda tüketmeye çalışan bu garip adam, yine Yunus Emre’nin dediği gibi, öldüğü üç gün sonra duyulacak ve garipler mezarlığına gömülecek.
Olsun; Sevgili Peygamberimiz’e pervane olan; Mekke’nin servetle sapıtmış, kudurmuş müşrikleri tarafından hakir görülen garipleri kovarsa........
