menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Atılacak yer de bir, tutulacak yer de bir

27 0
30.06.2026

Bu yıl iki milyona yakın Müslüman, hac görevini yaptılar ve ülkelerine hayırlı haberlerle döndüler.

Arafat’ta Rabbin huzurunda birlikte, aynı anda, vakfe/saygı, sevgi ve bağlılık duruşunda bulundular.

Tek yere taş attılar, şeytan taşlarken dünya genelinde şeytanlaşmış insanlara, birlikte atış yapmanın tatbikatını yaptılar.

Kâbe’nin etrafında farz olan tavafı yedi defa yaptılar, Haceru’l-esved’i selamladılar.

Yani Arafat’ta birliğin, Müzdelife’de atılacak yerin, Kâbe’de tutulacak yerin tek olduğunu tatbikatlı/uygulamalı olarak öğrendiler.

Orada dört mezhebin dışında olanlar da aynı ibadetleri birlikte yaptılar.

Atılacak yerle tutulacak yer aynı.

Bu ikisini de emreden Rabbimiz olduğuna göre Tevhid’de hepimiz birleşiyoruz.

Şimdi iki milyara yakın Müslümanların en önemli işi birliği sağlamaktır.

Birlik için aynı mekân veya aynı zaman yalnız hacda ve oruçta gerekir.

Japonya’daki Müslüman bizden önce sabah namazını evinde veya camide kılıvermesi, Türkiye’deki Müslüman, Amsterdam’daki Müslüman, Amerika’nın batısındaki Müslüman’la aynı zamanı kullanamazlar ama aynı gün, aynı rekatlı, aynı Fatiha’lı namazı kılarlar ve ezanlarında aynı kelimelerle birliğe davet ederler.

En önemlisi şehadet kelimesiyle Allah’tan başka yaratan, yaşatan, yöneten ve donatanın olmadığı vurgulanır ki, şu anda bütün dünyada huzursuzluğun, savaşların, kan akıtmaların, taciz ve tecavüzlerin, sömürgelerin temelinde kendi çıkarları için kurallar koyarak toplumları soyanların kuralları vardır.

Namazın........

© Milli Gazete