Ağabey diyor ki dönüşü olmayan yol kapalıdır
Dünya fani, ahiret ise bakidir. Bunun idrakinde olanlar, hayatları boyunca doğru yoldan, sırat-ı müstakimden asla ayrılmazlar. Buna mukabil fıtrat dışı hareket edenler, ölçekte ve tartıda hile yaparlar, yalan konuşurlar. Helal-harama dikkat etmezler. “Eksik ölçer ve tartarlar." (Muttafifîn/3)
Oysa Allah onlar için; “Zannetmiyorlar mı, bunlar büyük bir gün için diriltilecekler.” (Muttafifîn/4-5) ve “O gün ki insanlar âlemlerin Rabbi için kıyam edecekler” (Muttafifîn/6), yani yaptıkları her işten sorgulanacaklar. “Vay haline o gün, o yalan söyleyenlerin” (Muttafifîn/10) buyurmaktadır.
Zira yapılan, konuşulan, yazılan her şey, yazılmış (mühürlenmiş bir kitap olan) Siccîn’dedir. Orada inkârın faydası yoktur. Çünkü: “Hayır, öyle değil, aksine onların kazandığı günahlar kalplerinin üzerine pas tutmuştur” (Muttafifîn/14) buyrulmaktadır.
İnadî bir tavır içinde doğru yoldan sapanlar; “... Muhakkak ki cehenneme yollanacaklar” (Muttafifîn/16) ama “... Kitabı sağ eline verilen(ler)” (Muttafifîn/18) için “Kolay bir hesap ile hesaba çekilirler” (Muttafifîn/18) müjdesi verilmektedir.
Doğru yolda olmayanlar, yaptıklarından dolayı nedamet duyacaklar ama statüleri asla değişmeyecektir. “Çünkü biz size yakın bir azabı haber verdik. O gün kişi ellerinin ne takdim ettiğine bakacak ve Hakkı inkâr eden(ler) diyecek ki: “Ah ne olaydı, ben bir toprak olaydım”-” (Nebe/40)........
