Milli Görüş tarihi Refah Partisi dönemi-14 / Liderlere siyasi af Refah’ın Vakti Geldi
Zaten diri bir örgütlenme içinde olan RP'liler, yeniden aralarına katılanlarla hızlarını daha da artırdılar. Ev toplantıları, araba konvoyları, konferanslar birbirini takip etti.
Araba konvoyları RP'lilerin yeni bir çalışma tarzıydı. Bir köye bile gidilse, örgütten arabaları olanlar toplanıp düğün konvoyu gibi parti bayraklarıyla otuz-kırk veya yerine göre yüz civarında arabayla yola çıkıyorlardı. Düğün konvoyu gibi giden arabalarda bayraklar sallanıyor, ilahiler, marşlar çalınıyordu. Bu konvoylar seçmen üzerinde etkili oldu. RP'liler gittikleri yerlerde ilgi gördüler. Araba konvoyları, halkın nezdinde, RP'lilerin düzenli ve başarmak için azimli oldukları düşüncesini güçlendirdi. Araba konvoyları, RP'ye oy kazandıran en büyük etkenlerdendi.
Erbakan ve diğer hatipler Refah Partisi’ni bu şekilde harekete geçirirken, Demirel de `Bir Bilen' unvanıyla Güniz Sokak'taki evinden DYP'lileri toparlıyordu. Siyasi yasaklı olduğu için sesini Son Havadis gazetesinin yanı sıra Yeni Asya cemaatinin gazete ve dergilerinden duyurabilen Demirel, AP tabanını evine davet ediyor, onlarla görüşerek partiyi hareketlendirmeye çalışıyordu.
Her gün otobüslerle köylerden, kasabalardan insanlar ziyaretine geliyor, Demirel'in elini öpüyor ve konuşmalarını dinliyordu.
Demirel'i ziyarete gelenler ANAP'tan ve ANAP'ın zamlarından, tarımı öldürmeye çalışmasından şikâyetçiydi.
Demirel cebinden bir anayasa kitapçığı çıkarıp konuşuyordu.
“Şikâyet etmeye hakkınız yok. Siz bu 12 Eylül anayasasına oy verdiniz mi, verdiniz. Bunlar olacaktır. Özal'ın da başbakan olması bu Anayasaya oy vermeniz yüzünden.”
“Biz Özal'ı size yakın diye düşünmüştük Beyefendi. Birlikte çalışmıştınız.”
“Ben hiç bir partiye oy verilmemesini söylemiştim. Şayet 12 Eylül Anayasasına yüzde yirmi-otuz hayır oyu çıksaydı, bunların hiç biri olmazdı. Bütün sıkıntıların kaynağı işte bu Anayasa. Seçimde de yüzde yirmi-otuz boş oy çıksaydı, bu iktidar da bunları yapmaya cesaret edemezdi. Ama oldu. Neyse demokrasilerde çare tükenmez. Bundan sonra olacaklara bakalım. DYP'yi
iktidar etmedikten sonra bu sıkıntılardan kurtulamazsınız. Bu benim için değil, sizin için önemli. Halkım için, köylüm için, çiftçim için, işçim memurum için önemli.”
Demirel'i dinleyenler geri döndüklerinde DYP için daha gayretli çalışmaya başladılar.
RP ve DYP gibi, Türkeş'in Milliyetçi Çalışma Partisi, Halkçı Parti ile SODEP'in birleşmesinden ortaya çıkan SHP, tabanlarını toparlamaya çalışıyordu. Bülent Ecevit ise eşi Rahşan Ecevit ile birlikte Demokratik Sol Parti’yi kurmuştu. Ecevit CHP’ye ihanet etmekle, solu bölmekle suçlanıyordu.
ANAP'ın dört eğilimi yavaş yavaş çözülüyor, basında buna çok yer verdikleri için halk da bundan etkileniyordu.
Özal bu durum karşısında bir çıkış yolu aradı. Eski siyasi parti liderlerinin af edilip edilmemesini halka sunmaya karar verdi.
Halkın çoğunun nasıl olsa eski liderleri artık istemediğini düşünüyordu. Büyük ihtimalle halk bu referandumda eski liderlerin af........
