Asrın paraziti
Başkalarının aşkına yanan muhterisler, küresel dünyanın parazitidir. Bir vücudun uzvu gibi anlatılan mümin kifayeti, küfrün tek millet okulunda da kendini gösterir. Küresel dünya, abisinin ardına sığınan her elemanı parazit kılar. O kadar ki bu durum, her savaştan ganimet ummaya, her mevzuda kendini arabulucu sanmaya kadar gider. Heyhat ki kimseler, sofrasından beslenen parazitten hoşlanmaz. Sinek gibi... Küçük de olsa; çitil, fide, tohum kadar minicik de olsa mide bulandırır.
Bir proje olarak işbaşına getirilen kifayetsizler, kendi görevlendirdiklerinden mütemadiyen proje ister. Memleketler adeta zengin, müsrif ve paçoz proje cenneti olur. Çöpleri çöpe atma projesi, okulların kapısına x-ray cihazı koyma projesi, rantsal dönüşüm projesi, çöpleri ayrıştırma projesi, manevi gelişim projesi, kirli hava temiz çevre projesi... Her bakanlık, her kurum, her birim, her gün mantar gibi bitip büyüyen projelerden nasibini alır. Böyle bir ortamda doğal olarak dışişlerinin de proje göstermesi gerekir. Ki sorumlu olduğu merciler "herkes birtakım projelerin peşinde koşarken sen ne yapıyorsun" gibisinden hesap sormasın. Zehir gibi kafa taşıyan diplomatlar bu boşluğu şak diye doldurur; Hürmüz Boğazı’ndan mayınları temizleme projesi... Boğazın kapalı olması meselesini fazla kişiselleştirdiklerinden olsa gerek, bir iki öksürüp aksırınca açılır zannederler. Hayır, böyle boğazlar için nane limon içmek........
