menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Gökçek soruşturması”nı nasıl okumalıyız?

22 0
31.08.2026

Şunu en baştan belirtmekte fayda var!

Ülkemizde hiçbir dönem hukuk sistemimiz tam anlamıyla bağımsız olmamıştır. Bundan sonra da olmasını beklemiyoruz. Maalesef durum bu!

Göreve gelen her iktidar siyasi gücüne orantılı olarak “adalet”in bir yerlerinden çekiştiriyor.

Böyle olunca da başta ekonomi olmak üzere sorunlarımız gün geçtikçe kronikleşiyor.

Hemen hepsinin temelinde de adil işleyen bir adalet sistemimizin olmaması bulunuyor.

Son dönemlerde ise ilginç soruşturmalara şahitlik ediyoruz.

Önce Rasim Ozan Kütahyalı alınıp bir süre tutuklu kaldıktan sonra da serbest bırakıldı.

Rasim Ozan Kütahyalı’nın itirafçı olduğu ve bu sebeple tahliye edildiği yönünde ciddi iddialar var.

Peşinden Cem Küçük alındı. Hâlâ da içeride.

Cem Küçük ile birlikte aynı soruşturma kapsamında Gökçek ailesine ait Beyaz TV’de görev yapan Tahir Sarıkaya gözaltına alınıp tutuklandı. Aynı kanalda görev yapan başka isimler de gözaltına alındı.

Bu isimler hakkındaki şantaj başta olmak üzere iddialar havalarda uçuşuyor.

Küçük ve Kütahyalı soruşturmasını birbirinden ayrı yorumlamamak gerekir ama bizim esas konumuz son dönemin en büyük sürprizi olan “Melih Gökçek soruşturması…”

Sürpriz demek yetmez belki de çok ama çok büyük sürpriz desek abartmış olmayız.

Melih Gökçek soruşturması öyle hemen okunup anlaşılacak bir soruşturma da değil.

Öyle gözüküyor ki; bu soruşturma, en az bizler kadar Melih Gökçek’e de........

© Milli Gazete