Batıcılık ve NATO'culuk artık tutuculuktur
Lügatlerin yazdığına göre tutuculuk; mevcut toplumsal, siyasal veya kültürel düzeni değiştirmeden muhafaza etme ve yeniliklere karşı direnme eğilimi demekmiş.
Milli Görüş mensupları hariç, toplumun ve onları temsil eden siyasi partilerin çoğu kendilerini Batıcılık akımına muhtaç ve mecbur hissetmektedir. Bunlar, gerek kültür olarak Batı değerleri, gerekse teknolojileri itibariyle bizden fersah fersah ileride olduğundan, onları taklit etmeye ve örnek almaya mecbur olduklarını düşünmektedirler. Bunlara genel olarak “Batıcı” demek mümkündür.
Milli Görüş ise, Batı’nın toplumsal ve ahlâki değerlerini örnek almaksızın ve onları taklit etmeye kalkışmaksızın, kendi hayat çizgilerimizi koruyarak ama onların teknolojilerini örnek alıp daha ileri seviyelere taşıyarak varlığımızı geliştirmemiz gerektiği kanaatindedir.
NATO hakkındaki düşüncelere gelince:
Komünist blokun dağılmasından sonra “Haçlı Silahlı Gücü” olan NATO’nun İslam ülkelerini ve Müslümanlığı hedef tahtasına oturttuklarına, 2001 İkiz Kuleler mizanseni bahanesi ile modern Haçlı Seferleri başlattıklarına inanarak ama Müslümanların güç olarak dağınık ve zayıf olduklarından dolayı, NATO’dan ayrılmamız halinde bizi parçalayabilecekleri kanaati ile, mecburen içlerinde olmamız gerektiği düşüncesini halkımızın ve siyasi partilerin büyük bir çoğunluğu taşımaktadır. Bu bakımdan çoğunluk kerhen “NATO’cu” gözükmektedir.
Günümüze geldiğimizde,........
