menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İncir ve zeytin

10 18
29.01.2026

Hastalık haberleri ajanslar tarafından daha sık paylaşıldığından beri, sağlıklı beslenme bir refleks halini aldı. Bu refleksi meşrulaştırılma arayışı, insanları tükettikleri ürünlere kutsallık atfetmeye ve böylece yedikleri sebzeye veya meyveye dini bir mana yüklemeye sevk etti. Satıcılar, kutsal addedilen bir pazarın karşısında hiçbir gücün duramayacağını bildikleri için ürünler ve ürünlerin sağlığa yararlarıyla ilgili ayetler ve hadisler bulmaya çabaladılar. Teşhirdeki ürünün faziletini beyan eden bir ayet ya da hadis bulamayanlar, en azından bu ürünün geçtiği bir ayeti ya da hadisi öne çıkarmayı tercih etti. Hiçbirine ulaşmayanlar ise rivayet uydurdular. Yaptıkları bu nevzuhur işe de “halkın sağlığını korumak için yapılmış bir amme hizmeti” adını takarak sevap bile umdular.

Müşteri memnuniyeti ticaretin en önemli ayağı olduğu için alıcı ve satıcı arasındaki dostane ilişki hiç aksamadı. Zeytin, incir, hurma, nar gibi meyvelerin geçtiği ayetler işyerlerinde tefekkürden ziyade ticaret için asıldı. Güzel bir hat ile ve’t-tîni ve’z-zeytûni yazılı bir tablonun incir ve zeytin ağaçlarıyla bezenmiş olması, sanatsal olarak müşterinin gözünü, satıcının ise cebini doldursa da bu tür meyvelerin Kur’an’da sağlıklı yaşama formülü için mi yer aldığı yoksa bu ürünlerin yetiştiği coğrafya üzerinden bir mana mı anlattığı sorusunu başka bir bahara erteledi.

Dağ, incir ve zeytin

Kur’an nazil olduğunda onu okuyabilecek insanlar, başkent olan Mekke ve çevresindeki köylerde bulunan kişilerdi (Şûra 42/7). Bunların yaşadıkları yerlerle özdeşleşen meyveleri ve coğrafi şekilleri vardı. Kur’an bu köylülerin dünyasıyla kendilerine hitap etti. Deveye binen insan için “devenin yaratılışına bakıp onu halk eden Allah’ın yüceliğini anlamak” çok daha anlamlıydı. Atıyla cenge koşan bir süvarinin “Allah dini uğrunda çakılıp yetiştirilmiş at beslemesi” pek tabiiydi. Kızıldeniz’den Afrika’ya ticaret amacıyla seyrüsefer eden bir Mekkelinin gemi ilerlerken “Nuh kavmini helak edecek sular yükseldiğinde Allah’ın müminleri gemiyle kurtardığını” tefekkür etmesi kolaydı (Hakka 11). Dağlar yüceydi ve yıldızlar kendilerine yol gösteriyordu. Bundan dolayı Allah incire, zeytine, Turi Sina’ya ve düşman taarruzundan emin kılınmış Belde’ye yemin ettiğinde bu anlatılanların kendilerine bir mesaj taşıdığını biliyorlardı. Bunlar hurmayla yaşayan Mekkelilere, zeytinin ve incirin de sağlık için gerekli enzimleri taşıdığını ve bunların da tüketilmesi gerektiğini anlatmak için tercih........

© Milli Gazete