“Ben İslam milletindenim!” I
Hürmet ettiğimiz kıymetli insanları niçin sevdiğimizi; buğz edip öfkelendiklerimizden niçin uzak durduğumuzu biliriz. Değer atfettiğimiz insanlara gösterdiğimiz hürmet, taşıdıkları ve savundukları değerlerden dolayıdır. Suretlerinden değil tasavvurlarından kaynaklanır. Onları bazı yönleri değerli kılar. Bu yönler, inançları, akrabalıkları, ilimleri, insanlık için yararlı işler yapan salihlerden oluşları, eserleri, kitapları ya da fikirleri olabilir. Bunlardan bazıları vardır ki; kendilerine duyduğumuz sevginin, ilginin ve onlara gösterdiğimiz hürmetin kaynağını, tek bir cümleyle özetleyebiliriz. Öyle ki bu cümle uğruna hayatlarını sarf etmişlerdir. Benim nazarımda kıymetdar kişilerden birisi de Ali Haydar Haksal idi. Onu tanıdığım ilk gün, kendisini şu cümleyle tanımlamıştı: “Ben İslam milletindenim!” Bu söz, kişiliğinde tecessüm etti; iktisadi, içtimai ve siyasi alanlarda savunduğu davanın ana mihveri oldu. Benden, Ali Haydar Haksal’ı bir cümleyle özetlememi isterseniz hiçbir tereddüt göstermeksizin onun İslam milletinden olduğunu ve ömrü boyunca bu milletten ayrılmadığını söyleyerek şahitlik ederim.
Millet, atıldığı dipsiz ve karanlık kuyudan dilbilimcilerimiz tarafından kurtarılmayı bekleyen kelimelerden birisidir. Ali Haydar Haksal, bu kelimeyi kurtarma uğrunda yüzlerce sayfa kitap ve makale kaleme aldı. Bir o kadar toplantı, konferans ve TV programı irad etti. Millete mensup bir fikir ortaya koyup millî bir görüş savundu. Söylediği kelimeler millîydi. Bu kelimeler, “kökleri sabit; dalları semaya ulaşan yani vahye dayanan” (İbrâhim 14/24) bir ağacın meyveleriydi. Kendisi de bu ağacın gölgesindeki bir yolcuydu. Bu kısa yolculuğunda gölgenin hakkını vermek için bir ömür feda etti.
Millet, din demektir. Çoğulu milel şeklindedir. Arapça olan millet kelimesi m-l-l kökünden gelir. Kelimenin asıl kökeni Aramice ve Süryaniceye dayanır. Aramice/Süryanicede bu kök mana "konuşmak” demektir. İşte bu kökten “dil, söz" anlamına gelen mellâ (məllā) sözcüğü türetilmiştir. Bundan dolayı Farslar, Kürtler ve Zazalar, medresede ders veren ve sözü söyleyen müderrise mellâ (molla) derler. İşte millet, geçerli tek söz manasında din demektir. Kur’an’da geçen "Millet-i İbrahim" ifadesi, "Hazreti İbrahim'in dini/yolu" anlamına gelir (Nahl 16/123). Fıkıhçılarımızın “Küfür tek millettir” sözünde geçen millet kelimesi, halk ve soy manasında değildir. Fukaha bu sözüyle “Hristiyan’ı, Yahudisi ya da Pagan’ı fark etmez; hepsi batıldır ve aynıdır; hepsinin inancı yanlıştır” demek istemiştir. Millet, aynı soydan gelen halk ve kavim demek olmadığından Türk milleti, Arap milleti gibi ifadeler, etimolojik olarak yanlış kullanılmış kalıplardır. Bunlar din ismi değil kavim ismidir. İslam milletine mensup olmak, varlığı ve eşyayı tevhidle görmek; hayatı Hazreti Muhammed’in belirttiği şekilde yaşamak ve tanzim etmek demektir. Ali Haydar Haksal, bu millettendir.
Millete yolculuk: Hasköy
Karakoçan’dan Bingöl’ün Yayladere ilçesine ulaşmanız yaklaşık bir saatinizi alır. 2884 rakımlı Sülbüs Dağı’na nazır ve o nispette yükseltisi bulunan Hasköy’e ulaşmak için evvela Peri Suyu’nu aşmanız, virajlı ve keskin yollardan sürekli dağlara doğru tırmanmanız ve Yayladere ilçe........
