menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran, umduğunu bulabilecek mi?

23 0
09.03.2026

Boşluktan istifade bölgede istediği gibi at koşturmaya alışkın ABD-İsrail ikilisi açısından son on gündür işler pek de yolunda gitmiyor.

Maduro örneğinde olduğu gibi, Hamaney sonrası İran yönetiminin dağılacağını ve kısa sürede küresel sistem ile uyumlu yeni yönetimin başa geçeceğini varsaydığı ortaya çıkan Siyonist ittifak, beklemediği hamleler karşısında psikolojik üstünlüğü tam anlamıyla kaybetmiş durumda.

Bunun henüz yeterince ifşa olmaması ya da dünya kamuoyunda kesin bir kanaat olarak zikredilmemesi; Siyonistlerin küresel medya elitlerinin, akademi çevrelerinin ve işbirlikçi siyasetçilerin üzerinde uzun yıllardır kurduğu tahakküm gücünden kaynaklanıyor.

Yoksa halklar bazında küresel vicdanın çığ gibi büyüdüğü ve meselenin farkında olunduğu gün gibi aşikâr hale geliyor.

7 Ekim Aksa Tufanı’ndan beri işgal rejiminin sorgulanan yenilmezlik ya da evinde vurulmazlık efsanesi, İran’ın darbeleriyle geri döndürülemez bir şekilde çökertilmiş oldu. Tel Aviv’in, Hayfa’nın her bir noktasının her an vurulabileceğini tüm dünya biliyor artık!

Artık hiçbir Siyonist işgalci hiçbir yerde güvende değil. İşgalciler yüreklerine korku salan bu gerçekle ilk kez bu denli ciddi bir şekilde yüzleşiyor. Uzun yıllar boyunca dokunulmazlık algısıyla hareket eden işgal rejimi için bu durum yeni bir psikolojik ve siyasi travma anlamına geliyor.

Ancak bu yüzleşmelerin kalıcı olması ve işgal düzeninin gerçekten sona ermesi için yalnızca askeri gelişmeler yeterli olmayacaktır. Bölgesel ve küresel aktörlerin de kendi pozisyonlarıyla yüzleşmesi gereken bir sürece ihtiyaç duyulmaktadır.

Zira işgal........

© Milli Gazete