Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (337)
“Kız harem dairesinde, ben erkeklerin yanındaydım. Talat Paşa, gülerek ve şakalaşarak:
“- Biz kızımızı bedava vermeyiz, bin lira isteriz, dedi.
“O vakit nikâh için böyle ağır bir para vaat etmek adetti. Bana sordular, ‘kız tarafı bin lira istiyor, ne dersin?' O dakikada cebimde 10 lira bile yoktu. Bütün nikâh masrafını İttihatçılar ödemişlerdi. Bol keseden, ‘Veririm!' dedim. İmam duasını okudu. Bizleri tebrik ettiler. Lokumlar yendi, resmen nikâhlanmış olduk. Ertesi gün bütün gazeteler bu haberi önemle verdiler. O günden sonra da bizim evlenmemiz Dönme toplumuna bir örnek oldu. Arkamızdan, erkek, kız Türklerle evlenenler çoğaldı. Ve böylece Dönmelik kastı, yıkılıp tarihe karıştı.” (Yıldız Sertel, Annem Sabiha Sertel Kimdi, Neler Yazdı?, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 1995, 2. baskı, -1. baskı: 1994-, ss. 88-89. Bu kitab, Selânik’deki Sabataîler hakkında çok kıymetli bilgileri muhtevîdir. Yıldız Sertel, bu pasajı, babasının Hatırladıklarım isimli hâtırâtından -Gözlem Yl., 1977- aynen naklediyor.)
Umûmiyet îtibâriyle, temessül etmiyorlar, kendilerine temessül ettiriyorlar!
“Arkamızdan, erkek, kız Türklerle evlenenler çoğaldı ve böylece Dönmelik kastı, yıkılıp tarihe karıştı…”
Bu iddiânın hilâf-ı hak̆îkat ve yanıltmaca olduğu âşik̃ârdır. Ne “Türklerle” evlendiler, ne de târihe karıştılar! Evlendikleri Türk asıllıları da kendilerine temessül ettirdiler! Umûmiyet îtibâriyle hâl böyledir! Nitekim Zekeriya Sertel, Sabiha Derviş ile evlenerek Sabataî Cemâatine dâhil oldu... Bunu anlamak için, şu kadarı dahi k̃âfîdir: O, Sabataîlerin Şişli Terakki Mektebi (sonraki ismiyle Şişli Terakki Lisesi) Encümeni âzâsı olduğu gibi, iki kızını da (Sevim ve Yıldız Sertel) bu mektebde okutmuştur…
Dîğer taraftan, Sabatay Sevi, 17. Emr'iyle, “Türklerle” evlenmeyi yasaklarken bu kelimeyle kasdettiği topluluk, Müslümanlardı. Bâhusûs o devirde “Türk” demek, Müslüman demekdi. Meselâ Fransız müellifleri, 19. asra kadar, Müslümanlardan hep “Türkler” diye bahsetmişlerdir.
Binâenaleyh Sabatay'ın yasağı, Mehmet Zekeriya Sertel gibi, Türk asıllı olmakla berâber (ki bundan da emîn değiliz; bu, sâdece kendi beyânıdır), Müslümanlıktan tecerrüd etmiş, üstelik Sabataîlere yakınlık duyan, kısaca “sahîh Türk” olmıyan kimselere şâmil olmasa gerekdir. Sabiha Hanım'ın ağabeyi (yüksek dereceli Farmason iş adamı) Avukat Celâl (Derviş / Deriş) Bey de herhâlde mes'eleyi bu sûretle değerlendirip bahis mevzûu evlilikde bir beis görmemiş olmalıdır. (Sabatay'ın Türklerle evlenme yasağını vaz'ettiği 17. asırda ve Frenk Kültürünün têsîrinin çok fazla arttığı 19. asır sonlarından evvelki devirlerde, cem'iyetimizde, kolay kolay Münkir bir Türke tesâdüf edilemezdi… İttihâdcı ve Kemalist İhtilâllerinden sonra, Türk asıllı geniş bir Münkir zümre türedi........
