menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Her mevzudan hakikate bir kapı açılabilir

25 0
19.06.2026

Dün durakta Bostanlı otobüsünü beklerken, durakta oturan iki gencin kendi aralarındaki hararetli sohbetine gayriihtiyari kulak misafiri oldum. Fenerbahçe’nin şimdiki durumunu, yeni seçilen başkanı ve takımın geleceğini konuşuyor, hararetle analizler yapıyorlardı. Bir ara araya girerek, "Merhaba gençler," dedim, "Sizce yeni başkan Fenerbahçe’yi bu kez şampiyon yapabilir mi?"

Yüzlerinde tebessümle, "Abi, geçmişte bizi üst üste şampiyon yapmıştı, yine yapar diye düşünüyoruz," dediler. Bu samimi girişi bir fırsat bilerek sohbeti daha derin bir noktaya taşımak istedim. Sembolik bir Fenerbahçeli olarak onlara, "Kim hak ediyor ve dürüstçe gayret ediyorsa, Allah ona muvaffakiyet nasip etsin," diyerek dua ettim. İçtenlikle "Amin" dediler.

Hazır böylesine güzel bir iletişim yakalamışken, gençlerin zihinlerine birer hakikat tohumu ekmek niyetiyle sohbeti genişlettim. İnsanın hangi işle meşgul olursa olsun, işini en güzel şekilde yapması ve "iyi insan" olmaya gayret etmesi gerektiğinden bahsettim. Hayatın ne kadar hızlı akıp gittiğini vurgulamak için yaşlarını sordum. Biri lise bire, diğeri orta sona gittiğini söyledi. Onlara dönüp, "Bana sorsanız, ‘Bu yaşa nasıl geldin, hayat nasıl geçti?’ diye; size vereceğim cevap sadece birkaç saniyeden ibaret olur. Büyük bir süratle geçti. Dönüp siz de kendi geçmişinize baksanız, çocukluğunuzdan bu yana geçen zamanın birkaç saniyelik bir rüya gibi olduğunu göreceksiniz. Zira dünya hayatı zerreler aleminden başlayıp ebede uzanan o büyük yolculuğun sadece çok kısa bir durağı," dedim.

"Dünya bir misafirhanedir. İnsan ise onda az bir zaman kalan ve vazifesi çok bir misafirdir." (Mektubat)

Gençlerin gözlerindeki pırıltıyı, dikkatle ve adeta "Lütfen devam et" der gibi bakışlarını görünce, otobüs gelene kadar muhabbeti derinleştirmeye karar verdim. Sohbetin bir yerinde, çevredeki düzensizliklerden, çöplerden ve yakındaki derenin kirliliğinden dert yandılar. Bu serzeniş, aradığım yeni kapıyı açtı.

"Haklısınız," dedim. "İyi insan olmak, sadece kendi halinde yaşamak değil, çevresine ve insanlığa zarar vermemektir. Bunun yolu da insanı yaratan Allah’ı tanımaktan ve bir hesap gününün olduğunu idrak etmekten geçer. Güzel ahlak, imanın fıtri bir yansımasıdır. Bakın etrafınıza; kainatta başıboş, nizam dışı tek bir şey göremezsiniz. Ağaçlar, toprak, gökyüzündeki bulutlar, çimenler hep bir intizam içindedir. Şu dağdaki hayvan, kupkuru dikeni otu yiyor da içerideki o ilahi laboratuvarda onu bembeyaz, tertemiz bir süt fabrikasına dönüştürüp bize sunuyor. Arı, binbir çeşit çiçeği gezip bizlere şifa........

© Milat