menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yaprağını Kıyır Kıyır…

10 0
latest

Modern aklın kavramları zihin dünyamızı işgal ettiği günden beridir, mukaddesatımızın içi kademe kademe boşaltılarak; kadim değerlerimiz bizlere seküler zorbalığın lütufları şeklinde sunulur hale getirildi.

Nitekim içine düştüğümüz kavramsal karmaşada başörtüsünün demokratik kazanım yahut insan hakları meselesi olmadığını fark edemiyoruz.

Mütefekkir, Şair Türk İsmet Özel’in karmaşaya neşter vuran:

“Başını örtmek kadınlara verilmiş bir imtiyazdır, hak değildir. Tesettür, İslam dinine mahsus vecibedir. Örtünmeyi demokratik kazanım sayanlar, kazançları karşısında hangi bedeli ödediklerini bilmelidirler. Demokratik toplum örtünmeyi demokratik hak sayanlardan, bu hakkı kendilerine tanıyanların yer aldığı düzenin militanca savunmasını yapmalarını beklemektedir….” cümlelerinde başörtüsünü devletlerin iç meselesi kabul etmenin lütufkar küresel sisteminin dayatması olduğu görebiliyoruz.

Örtünmeyi paketleyerek, ‘bireysel tercih, demokratik, insan hakları’ halinde sunan küresel sistem bizden, fıtratı tahrif eden her türlü sapkınlığın, ahlaki çözülmenin, cemiyeti içten içe çürüten sefahatin, köksüzlüğün meşrulaşmasına itiraz etme salahiyetimizi kendi ellerimizle teslim etmemizi beklemekte, devşirdiği muhafazakar dindarlardan; seküler, laik, demokratik, küresel pazarın sadık bekçisi olmalarını talep etmektedir.

Zira Liberalizm........

© Milat