menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kur'an ve sünnete göre kabir azabı

8 0
yesterday

İnsan, ölümle her şeyin sona ereceğini zannedebilir. Oysa Kur'an-ı Kerim, ölümün bir son değil; ebedî yolculuğun ilk durağı olduğunu haber verir. Dünya hayatı ile ahiret arasındaki berzah âlemi, insanın amellerinin ilk karşılığını görmeye başladığı yerdir. Mümin için kabir cennet bahçelerinden bir bahçe, inkârcı ve zalimler için ise cehennem çukurlarından bir çukurdur.

Kabir azabını inkâr edenler olsa da Kur'an-ı Kerim ve sahih hadisler bu gerçeği açıkça ortaya koymaktadır.

Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“Ateş! Onlara sabah akşam ona arz olunur. Kıyametin kopacağı gün ise: ‘Firavun ailesini azabın en şiddetlisine sokun!’ denilecektir.”

(Mü’min Sûresi, 40/46)

Bu âyet son derece dikkat çekicidir. Çünkü “Kıyametin kopacağı gün...” ifadesinden önce, Firavun ailesinin sabah akşam ateşe arz edildiği bildirilmektedir. Demek ki kıyamet henüz kopmadan önce başlayan bir azap vardır. İşte İslam âlimlerinin büyük çoğunluğu bu âyeti, kabir azabının Kur'an'daki en açık delillerinden biri olarak kabul etmiştir.

Yine Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“Zalimleri ölümün şiddeti içinde bir görsen! Melekler ellerini uzatmış: ‘Haydi canlarınızı çıkarın! Bugün Allah'a karşı haksız yere söyledikleriniz ve O'nun âyetlerine büyüklük tasladığınız için alçaltıcı azapla cezalandırılacaksınız.’........

© Milat