menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dergi Kervanı Yazın da Sağlam İlerliyor

17 0
26.07.2026

Bin bir emek, sevgi ve heyecanla hazırlanan kültür, sanat, ilim ve fikir dergileri, yazın da kutlu yolculuklarına aralıksız devam ediyor.

Yayın dünyamızın iki başat aktörü kitaplar ve dergilerdir. Kitapları ve dergileri hazırlayanlar, bana göre çok büyük fedakârlıklarla bu hizmeti devam ettiriyorlar. Bu iki alana meslek diyemiyorum. Zira meslek ötesi bir hâldir bu. Âdeta bir sevda, bir aşk. Yayıncılarımızın içinde bu ideal olmasaydı elbette bu zor, çetrefil ve müşkül çalışmalar sürdürülemezdi. İyi ki kutlu hedefe doğru yürüyen iyi niyetli, sağlam ve dirayetli yayıncılarımız var. Hem kitap hem de dergi yayıncılarını kastediyorum. Yalnız ben dergi yayıncılığını daha riskli görüyorum. Kitap naşirleri elbette titizlikle bir kitabı hazırlıyor ve kamuoyuna bu hizmeti sunuyorlar. Ama bu kitabın sınırlı bir süresi yok. Yani şu kadar zamanda bu kitap okunacak diye bir kural yok. Bir kitap bir asır sonra da okunabilir, talep görebilir. Hatta bazen eski kitaplar, kadim eserler daha fazla değer kazanabilir, revaç da bulabilir. Ama dergiler öyle mi? Nasıl gazetelerin 24 saatlik ömrü varsa dergilerin de ömrü bunun 30 katıdır yani bir aydır. Çok sevilen dergilerin bile birkaç ay önceki sayıları genelde unutulur, pek hatırlanmaz ne yazık ki. Şüphesiz bunun da istisnaları vardır. Bazı dergiler vardır ki, her sayısı kıymetlidir, kütüphanelerde bulunmalı, okunmalı ve bu neşriyattan istifade edilmelidir. Ancak umumiyetle dergiler o ay içinde okunur. Sanki daha sonra bayatlıyormuş gibi bir intiba var, çok yanlış bir algı. Hâlbuki ilim, fikir, sanat, edebiyat bayatlamaz, eskimez, pörsümez. İyi yazarların kaleminden çıkmış herhangi bir makale bir mecmuada neşredilmişse bu yazılar yıllar sonra da aranır, sorulur ve okunur.

ESKİ SAYILARI TAKİP EDERDİK

Bugün de kaldı mı bilmiyorum ama biz öğrencilik yıllarımızda takip ettiğimiz dergilerin bizde bulunmayan eski sayılarını bir defineci gibi arar, bulmaya çalışırdık. Mesela fakülte senelerinde Kubbealtı Akademi Mecmuası’nın yeni sayılarını alıyorduk ama eski sayılarını da gidip vakıftan temin ediyorduk. Bu ne yaman aşk, bu ne güzel sevda! Allah bu ilim, fikir, sanat ve medeniyet tutkusunu bütün gençlerimize nasip etsin. Şükürler olsun dergi kervanı, bugün de aşkla, şevkle, heyecanla sanat yolunda ilerliyor. Bu kervanda envai çeşit katarlar vardır. Kimi şiir, kimi şehir, kimi sinema, kimi kültür, kimi tarih, kimi de ilim dergisidir bunlar. Şimdi bu yaz sıcağında içimizi serinleten ve elime ulaşan mecmualardan bir nebze bahsedeyim izninizle. Bu zahmetli fakat mukaddes hizmeti üşenmeden devam ettiren dostlara selam olsun! Elleri dert görmesin. Yolları ve yılları hep açık olsun. Her bir iyi dergimiz, en az bin sayıyı görsün inşallah âmin.

HECE’DE TÜRK TİYATROSU

Hece dergisini takip ediyor musunuz? Bu mecmuamız hakikaten kendini aşıyor, âdeta her sayısıyla yeni bir rekor kırıyor. Bilhassa özel sayılarıyla temayüz ediyor. Bana göre artık ilmin, kültürün ve sanatın nabzı büyük ölçüde bu kabil sağlam dergilerde atıyor. İşte önümde Hece Dergisi Türk Tiyatrosu Özel Sayısı… Başlıklara bakar mısınız: Geleneksel Türk Tiyatrosu, Dönemler-İsimler-Eserler, Meşrutiyet Dönemi Türk Tiyatrosu, 1923-1940 Dönemi Türk Tiyatrosu, 1940 Sonrası Türk Tiyatrosu, 1960 Sonrası Türk Tiyatrosu. Bunlar birinci cildin bölüm başlıkları. Daha ikincisi var: 1960 Sonrası Türk Tiyatrosu, Tiyatroya Kavramsal ve Kuramsal Bakışlar, Türk Tiyatrosuna Emek Verenler, Dünya Tiyatrosu, Soruşturma, Söyleşiler, Tanıklıklar, Bibliyografya… Neredeyse A’dan Z’ye bütünüyle tiyatromuz. Bir nevi Türk Tiyatrosu Ansiklopedisi. Bilhassa eski ve yeni tiyatromuzla alakalı çalışma yapanların, araştırmalarda bulunanların, hususiyetle üniversitelerde tez hazırlayanların bu özel sayıyı temin edip okuması, incelemesi ve münderecatından istifade etmesi lazım. Bu mühim özel sayıya emek veren herkese teşekkürler. Araştırmacılar, yazarlar, tiyatro uzmanları, bu sahada inceleme yapanlar ve elbette bu devasa sayıya sahip çıkan ve her türlü mihneti göğüsleyip bu tür hazineleri insanlarımıza sunanlar her türlü takdiri, alkışı, duayı ziyadesiyle hak ediyor. Ellerine, kalemlerine, yüreklerine, gönüllerine sağlık. Sürekli karamsarlık bataklığında debelenenlere, kötümserliğin dibinde ışık arayanlara, Türk sanatının ve edebiyatının ihtişamını göremeyen şaşkınlara bu........

© Milat