İsrail batının stratejik ortağı mı stratejik külfeti mi?
İnsanlık tarihi yalnızca savaşların, anlaşmaların ve güç mücadelelerinin tarihi değildir. Aynı zamanda ilişkilerin hangi zemin üzerinde kurulduğunun da tarihidir. Çıkarlar üzerine inşa edilen birliktelikler, çoğu zaman aynı yöne akan iki nehrin geçici kavşağını andırır. Sular aynı istikamete aktığı sürece uyum ve iş birliği vardır, ancak yönler değiştiğinde dostluk yerini rekabete, hatta düşmanlığa bırakabilir. Bu nedenle tarih, ortak çıkarlardan doğan ittifakların yükselişine olduğu kadar, çıkarların değişmesiyle dağılışına da defalarca şahit olmuştur.
Buna karşılık değerler üzerine kurulan ilişkiler daha derin bir köke sahiptir. Çünkü değerler, anlık kazançların ötesinde bir anlam dünyasına dayanır. Güveni, sadakati ve ortak ahlaki bir ufku besler. Elbette hiçbir ilişki tamamen çıkarlardan bağımsız değildir. Ancak ortak değerlerin varlığı, çıkarların değişken rüzgârlarına karşı ilişkilere bir istikrar kazandırır. Belki de kalıcı dostlukların, uzun ömürlü medeniyetlerin sırrı, çıkarların değil, değerlerin yön verdiği bir ortaklık anlayışında yatmaktadır.
Batı-İsrail ilişkilerinin temeli değerler mi, çıkarlar mı?
İran’a yapılan saldırıya ilişkin, Almanya Şansölyesi Merz, 17 Haziran........
